İnsanım ben insan doğdum,
Çul çuval giyip iki lokmayla doydum,
İyi yönüyle dürüstlüğü buldum,
Kesinlikle pölöfü sevmem.
Tehlike görsemde özümden dönmem,
Filitrelere şurup gelir altın sarısı,
Vakumlara iner sudur yarısı,
Refüjerantlarda katılır lapası,
Santrfüjde ayrılır şekeri,melası.
Sarsaklardan kurutmaya yol alır,
Asırlardır bu dünyada
Namlar saldı Türk Askeri
Vatanına namusuna
Canlar verdi Türk Askeri
1453 İSTANBULDA
Ekmeğini yiyip yudunda durur,
Asker,Öğretmen Çocuğun vurur,
İyiliğin görende iftira vurur,
Her türlü insanlar yaşar Türkiyem.
Dağların çoğu bakire daha,
Eğer komşu ağlıyorken gülebiliyorsa
Şöyle düşünüp şahsından utansın
Din kardeşi haksızlığa uğruyorsa
Köşeden seyreden kullar utansın
Sapı bereli gül sararıp solarsa
Niye kaldırıp koyverdin takazan kime,
Kulağını iyi aç atalarının sesine,
Yaşamak istemesende yük olma milletine,
Hazırcılık iyi değil hak ette ye,
Bu millet hep savaştanı bir olacak?
Bir çift ela boncuk
perdenin arasından
bakar gibi süzülüyor.
Altlarında elmalar gamzeli
Aralarından inen bir çift çeşme
Altında incilerle donanmış havuz.
Tavırlarında kendine has edası vardı,
İlk gördüğüm anda yaşama sevinci sardı,
Gittiğim yerlerde gözlerim onu arardı
Yorgun bezgin gönlümü bir umut sardı.
Sevgin kara günlerimi güneş gibi yardı.
Sırıtma güneş o kadar kaşbimizi yakamazsın,
Sende şimşek o kadar zalim olamazsım,
Afet,felaket o kadar can alamazsın,
Ekmeğini yer yurdunda barınır,
İlk fırsatta ayağına sarılır.
Bayram yerinde,
Neşe içinde,
Seni gördüğümde,
Şimşek çaktı gözümde,
Volkan vardı kalbimde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!