Zevklerimi dertlerimi yazarsın,
Bir çizgiyle aklı kurcalarsın,
Dünyada tahtın var kaçınılmazsın,
Kalemim çok çok ihtiyacımızsın.
Planları hesapları yaparsın,
Kararmış bulutlar artık hiç göz yaşı kalmadı
Milyarlarca insan pısırık ses çıkaran olmadı
Doğa bile küsmüş hiç yarasın sarmadı
Gününü harcayanlar sizide ölüm bulacak
Bizimki bizden gitti gelen nesil ne olacak?
Bulut dağlarıyla buzla şimşeği taşıyan,
Devasa ağaçları devirip yaprakları okşayan,
Gözle galaksi arasında perde dahi olmayan,
İyiki varsın hava suyum senden sözüm senden
Katı sıvı gaz haliyle özellik taşıyan,
Hiç mi hata etmedin başkasını gördün
Suçsuzun başına iftira ördün
Sana ne yaptı da mehel gördün
İyiye sözüm yok kıskanma candaş
Hazır yiyip içmiş kuyular kazar
Sabahın ilk saatında,
Yılın ilk baharında,
Haydarpaşa garında,
ilk gördüm istanbulu.
Fatihin toplarında,
Gül dikeni uzadıysa
Gül e bakmak istemem
Arı iğne çıkardıysa
Bal a bakmak istemem
Dost kaşların çattıysa
Oparktaki çamın altını,
Kalplerimizin ahdını,
Gönlümüzün şartını,
Hatırlamazsın işine gelmez.
Ayrılığın kahrını,
Bayrağını nice renge boyamış
Sırtını başkalarına dayamış
Büyün dünya gözlerini kapamış
Çoğununda içi başka dışı başka.
Bakma karpuzun dış rengine içerisi bambaşka
Sohbet anı mangalda kül komayan,
İşbaşa düşünce kıyı köşe kaçarlar.
Hele birde kaçacak yer bulmayan,
Kayanın böğrüne delik açarlar.
Timurlengin fil'i köyü batırmış,
Herkesin ekmek kapısı vardır,
Gece gündüz çalışır çalışır,
Ne kazanırsa o kardır,
Banada gurbet yardır.
Çoğu iş sonu evine varır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!