İçine dalanlar, en usta dalgıç,
Orda yiyip içmek, bozmaz orucu.
Her zaman mahkeme ve birde yargıç,
Vicdani divanda, hesap sorucu,
Dalınan iç deniz, dalan bilinçtir,
Ey gönül mecliste sen arif olda,
Ham soruya cevap vermek dileme.
Sıratı müstakim sırrını bulda,
Ondan başka yola girmek dileme.
Kimseyi hor görme,bilirim diye,
Bozkırları Hürriyete sevdalanıp kavrulmuş,
Antep,Maraş,Kars,Ardahan,Erzurum'a borcum var.
Toprakları,Şehitlerin kanlarıyla yoğrulmuş,
Afyon,Uşak,Aydın,İzmir,Manisa'ya borcum var.
Dede torun,baba evlat,onlar öyle beşer ki!
Bilen bilir, nasıl nesin?
Eşek olan seni tanır,
Eşekçe de hoştur sesin.
Anır, eşek oğlu, anır.
Acıyorum sana yazık,
El bize gülüyor,biz ele hayran.
Tarih ayıp bize,biz çağa kurban.
Deli olanların her günü bayram,
Yine de bayramlar az gelir bize.
Biz yaya yürürken,eller fezâya.
Kimi insanlar var ki, kibir değil onurlu,
Derdini anlatamaz, onu dertsiz sanırsın.
“Bir melek değil ya bu” demeyesin; “olur mu? ”
Anlamak insan için, anlasan utanırsın.
Yokluk içinde yokluk, aç gezer tok görünür,
Gerilip boşaldı kaza yayları,
Okluk denizinde öldürdü beni.
Tam isabet etti kader payları,
Çokluk denizinde öldürdü beni.
Biri kulağıma tek söz söyledi,
Herkesten saklasam, ya Rabbi senden,
Hiçbir günahımı, saklayamadım.
Kutsi selamını, ayırma benden,
Her şeyim kirlendi, aklayamadım.
Kime baksam, herkes, benden uyanık,
Bir gönlüm var fotoğrafsız,
Gözler onu görmez ola.
Hem her yanda,hem tarafsız,
Onu kimse bilmez ola.
Tesbih gibi dizilmeyen.
Erciyes heybetli, Erciyes soğuk,
Başı duman duman yasta mı nedir.
Şu kış kıyamette ses boğuk boğuk,
Sevgili gelinim hasta mı nedir?
Yine hoyrat hoyrat eser yelleri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!