Ben doğruyu söylerimde,
Her nedense yalan olur.
Çok ihtimam eylerimde,
Aksi yöne salan olur.
Bir bilene danışsam da,
Yalancıdır insanlar,
Yıllar yalan söylemez,
Aynalar doğru anlar,
Onlar yalan söylemez.
Eskir insan oyası,
Bozulur ritimler kaybolur ahenk,
Nerede yalan var zulüm orada.
Öyle bir belâ ki cehenneme denk,
Nerede yalan var zulüm orada.
İnsanın yüzünden sıyrılsa vakar,
Öyleleri var ki, insan yerine,
Koymasam olmuyor, koysam olmuyor.
Gözlerim kulağım, şahit şerrine,
Duymasam olmuyor, duysam olmuyor.
Suç işlerken masum, haksızken haklı,
Tavırların çok uyumsuz,
Yalnış telden çalancısın
Hem bigane, hep duyumsuz,
Nede öğüt alancısın.
Oynadığın kaypak zemin,
Yola kırat, dağa eşek,
Kızgın çölde, lök gerekli.
Gündüz uğraş, gece döşek,
Yorulana çök gerekli.
İlkbaharı yazı güzü,
Bilinmek istedin, halkı yarattın,
Et ile kemiğe, bürünen sensin,
Zatı’nı gizleyip, sonra arattın,
Sır iken aşikâr, görülen sensin.
Âdemleşip cennetlerde dolaştın,
İlahi bir mâbet gibi, kubbelerle yükselen,
Sülüeti muhteşem, zirvesi göğü delen,
Yamaçların barajı, kırk yıllık sular veren,
-Kerem'in ateşi var, Aslı han'ın külleri,
-Seni tarif edemez, âşıkların dilleri.
VAİZ
Beden cami ise, başında kürsü,
Nefsin her uzvuna vaiz değil mi?
İstekler balyozun, kalbinde örsü,
Dilin kepçe gibi bariz değil mi?
İnsan bana ad olmuşsa,
Etle kemik, deri miyim?
Herkes her de, hep bulmuşsa,
Ben onlardan geri miyim?
Mümkün olsa safa dizsem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!