Bağban ölür bağ kalmaz, gerilse de kol kanat,
Baki kalmaz gülistan, akıbeti har olur.
Birer fani değil mi, bunca mal, mülk, saltanat,
Bütün sahte cennetler, hakikat de nâr oldu.
Yerden gelen her şeyi, yine yer alır, yer-yer,
Kapitalist sistemde, eller değişse bile,
Yumruk yine o yumruk, vuranları değişir.
Kaymağı tekellerin, yoksula düşer çile.
-Değişmez bir kural var, para parayı çeker,
-Direksiyon onlarda, onlara döner teker.
İsmiyle müsemma değil bu okul,
Belki “Kâzip Fakültesi” olmalı.
Adli barış, neresinde? Ara bul,
Yoksa “hizip fakültesi” olmalı.
Buradan diploma alıp çıkarsa,
Kendini âleme teşhir ederken,
Canlar pazarında sergin olmaz mı?
Bol kazanç peşinde koşup giderken,
Seni var edene vergin olmaz mı?
Nerdeyse yetmişe yaklaştı yaşın,
Bütün dünya senin olsa,
Adaletten sapma yahu!
Bir gönüllük yerin olsa,
Başka yerde yatma yahu!
Kendin ile kendin barış.
Vücudumu eceline,
Bir beş on gün kiraladım,
Can pahası bedeline,
Ciğerimi paraladım.
Yürek hasta, gönül dardı,
Koruk üzüm, ham kelekler,
İncir zeytin nar etmiyor.
Ahengince tüm felekler,
Dünyamızı dar etmiyor.
Bilir bilmez fendimizden,
Fakirin ekmeği baldan tatlıdır,
Zenginin balına, banmaya değmez.
Bir gönül sarayı, yedi katlıdır,
Dünyanın lüksüne konmaya değmez.
Alın teri emek, gayretse safi,
Hüküm vermek kolay da, hükmün bedeli ağır,
Karar veren kişiler, haksızlık bilmemeli.
Ne gözü kör olmalı, nede kulaklar sağır,
Yargıçlar sanıkları, anlayıp dinlemeli.
Hiç kimse o makamda, olmamalı gölgelik,
"Sözüm iffet meclisinden dışarı"
O dünkü günahsız, masum bedenler,
Şehvet rüzgârına, katılmış gibi
Doğal güzelliği, çirkin edenler,
Şeytanla kolkola çatılmış gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!