Tek cümle; şükürlerin, yöneldiği tek kudret,
Şükredene fazlaca, ikram edendir elbet.
Sanki bir borçlu gibi, türlü ihsanlar veren,
Kullara rızık verip, talepleri gideren.
Mihnetle yaşamak ne büyük illet,
Muhannet ölümden zor be evladım.
Başı dilencilik, sonrası zillet,
Neresinden baksan hor be evladım.
Sefalet içinde çeksen de çile,
Nasıl üzgün gördüm, garip Ahmet’i,
Tasaların biri lehine değil.
Eller yiyip içer, ona zahmeti,
Posaların biri lehine değil.
Cenneti o yanda, tamu bu yanda,
Ne kadar geç kaldım tövbe yolunda,
Gufran sahibiyle açtım arayı.
Ehli harabatım işin sonunda,
Viraneye döndü, gönül sarayı.
Doğru yol zannedip eğri gitmişim,
Şu Dünya han gibi bir konak yeri,
Kimse baki değil gelen gidiyor.
Bu devran böyledir ezelden beri,
Ağlayan sızlayan gülen gidiyor.
Kimi bir anlıktır kimi yüz yıllık,
Gel ey gönül Hakkı bulayım dersen,
Arifler sırrına ermeye çalış.
Her iki cihanda güleyim dersen,
Hakikat yüzünü görmeye çalış.
Kudüs’ü,Mekke’yi,Dünyayı gezde,
Her kim baksa, göz kamaşır, göremezler edanı,
Can yurdumsun, can devletim, Cihanımsın Dilara.
Hissedemez, anlayamaz, duyan olmaz sedanı,
Gönül şehri sarayında, nihanımsın Dilara.
Kâh burada, kâh orada, ora işte nah burada,
Gönül girdapları burgu gibiyken,
Kim nerden bilecek? hangi temada.
Akıl boz bulanık, kuyu dibiyken,
Fikrin bataklığı, nahoş edada.
Allah dileyince, yoğu var eder,
Gönül cevherine ulaşılmadan,
Acılar,sevinçler paylaşılmadan,
İnsanca yaşamak anlaşılmadan,
Hayvanca yarışlar üzüyor beni.
Hakikat sahnesinde,
Gölgeyi oynuyoruz.
Gövdenin bahçesinde,
Gölgeye doymuyoruz.
Gaflet bizi uyutmuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!