Tertemiz cinayetlerle yıkanırken
harikulade komalarla aşkının esrarına kapıldım
İçi boşaltılmış anılarımın kasvetiyle
yorgun düşen mısralarla avundum
Ardındaki matemin dayattığı
şahane ayrılığın belirsizliğinden
Hüznümü çalıp, kederimi kaçırdılar
İşte bunun için konuşamıyorum,
işte bu yüzden ağlayamıyorum
Aykırıyım sevda denen kapital düzene
ya da kanlı bir dalım kendi ağacımda
Melekler tanımaz beni
O kadar güzel uyuyordun ki
saçların gökten yastığa sarkıyordu
Saçlarınla bağladın yüreğimi,
saçlarınla örttün gözlerimi
O kadar güzel uyuyordun ki
Teselli diye koydum adını
Yasaklarla kutsadım kalbimi
Ortalıktan kaybolan ruhumla cebelleştim
Menzilde unutulmuş zaruretimle
hürriyetime müşkül eşgalim
I.
Dudaklarım dudaklarında mühürlenen mektuptu
İlkesiz büyütürken korku ataklarını
karanlık, odama bir yalan gibi çöker
Saçlarınla gözlerime özgürlük savurursun,
aşk yönelimli kılavuzunla kavurursun bedenimi
Hayatımın kısa film yönetmeniyim
lakin film kısa hayat uzun
Ne zaman bir şiir yazmak için otursam
vesikalık yalnızlığımı çiziveriyorum
Dışarıda eylül yağmurları yağıyor
salına salına gelsin hüzün
Ellerime mürekkep bulaştı
Başı bozuk bir yazım yanlışı gibiyim!
Kısık sesimin sendelediği ayaküstü şehirde
aşk da değişir bir ıslak bank yatağında!
Ayrılığın dersini yırtıp çıkar dudaklarım
Yalpalanmış ömrüm bir hicran sanki
Esir düşüyor pozum film negatiflerine
asıl fotoğrafçı haşarı çocukluğum
Bana emanet ettiğin gülümsemeyi alıp
uzunca bir masal yazmaya başlıyorum yeniden
Sahipsiz bir meyhanedeyiz
ve yüzlerce hüzünlü sarhoş keder masası üzerinde
Sahipsiz bir meyhanedeyiz
maneviyattan yoksun, endüstriyel aşkların
katlettiği cesetlerle dolu bir meyhane
Kendimi,
hastalıklı bir ihtiyarın son hırıltılarına yazıyorum
Sesi çatallaşmış ihtiyar hasta yatağında,
adımı ağızlardan ağızlara dağıtırken
çoğu zaman nefes almak bile çok zor mu zor geliyor
Utanç kadar yalnızım, yalnızlığım kadar da suçluyum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!