Ne söz gerek,
Ne nesir,
Ne de bir resim,
Serenâd isteme,
Şarkı isteme.
Öyle muazzâm ki
Nasıl da nazlı süzülüyor,
Sarı saçların esen tatlı rüzgarda..
Nasıl da seyrdedip gidiyor
Uzun bacakların kaldırımlarda..
Donuyor insanlar, zaman ve rüzgar,
O güzel sevdalar eskide kalmış...
Bu sevdalar bizim sevdamız değil.
Keremler, Mecnunlar, eskide kalmış...
Bu Aslı'lar bizim Aslı'mız değil,
Bu Aslı'lar bizim aslımız değil!
Sırrını çözmek istiyorsan İlahi denklemin,
Rehberin Kur'an'dır ve Muhammed'ül Emin!
Dünyada ne kadar kuş varsa gelsin,
Ülkemize güneş doğacak yarın.
Karanfil ve lale hemencik açsın,
Bulutlardan rahmet yağacak yarın.
Gönlümüzü mesken tutacak umut,
Tokmaklı saatimin
Her tık deyişinde,
Biraz daha azalıyor
Ömür denilen servet...
Tokmaklı saatimin
Her tak deyişinde,
Çaldın uykumu gözlerimden...
Ki kaçıyordu başta
Sonra bana gülümseyen gözlerin.
Seni tekrar görmek için
Can atıyorum...
Aşka doğru akan
Kapıyı kapattım ve çıktım hayatından,
Şimdi kayıplara karışıyorum.
Hadi! Bul beni bulabilirsen!
Hadi! Bul beni bulabilirsen!
Yoldayız...
Arabadan insek bile,
Evlerimize çekilsek bile,
Zamanımız ilerliyor...
Yoldayız...
Yolcuyuz...
Kendimi en çok sigaraya benzetiyorum;
'Uzun ve ince'!
Önce gelip yakıyorlar beni,
Sonra ruhumu sömürüyorlar...
Tepemden dumanlar yükseliyor!
Her tarafım dağılıyor her yere...




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum