Yolunda köyümüzün,
Koşan, coşan bizlerdik.
Bizim sarı öküzün
Altını temizlerdik.
Sürümüz dağılırdı,
Hadi şöyle açılın bakalım.
Kara kaplı kitabı açalım.
Rüzgâr gibiyim şehirde estim.
Hepizin hesabını burada kestim.
Yokluğumda kartal olan kargalar!
Aslan gibi kükreyen, önümde ağlar.
Milim.
Eğrilmez belim.
Kralınız gelse
Ona da söylerim.
Bu çabanız beyhude,
Boşuna bu feryat.
hamalın sırtındaki yük,
seyredene hafif gelir.
dert vardır ya dertten büyük,
onu saade çeken bilir!
dert vardır ya dertten büyük,
onu saade çeken bilir!
Ankara'ya ne zaman kış gelse,
İçim bir tuhaf olur.
Kar yağar, soğuk vurur, dondurur...
Yalnızlık daha çok hissettirir
Kendini bana.
Bana yalnızlık daha çok dokunur.
Vur kış güneşi,
Mazlum ve çökmüş suratıma.
Vur kış güneşi,
Belki sen bir daha doğamazsın,
Belki ben doğuşunu göremem!
Giyinip süslenmişsin,
takmış takıştırmışsın hayırdır?
gece mesaj yazmışsın,
ardından kalp atmışsın hayırdır?
Beni sana alıştırma,
Hasreti bir sel oldu,
Çağladı gözlerimden.
Sevdiceğim el oldu,
Yanıyorum derinden.
Gitti o güzel lady,
Bir kere gördüm ya, gül cemalini,
Fatma der dillerim, laf bilmez gayrı.
Aklıma işledim tekmil halini,
Fatma der dillerim, laf bilmez gayrı.
Sen uzaklardaysan üşür yüreğim,
Deliler içinde deliyim amman,
Birisi çağırsın da geliyim amman,
Bana da birşey diyen olursa,
Ağzının payını veriyim amman.
Lan noluyo, noluyo da,




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum