Mektubunu aldım çileli anam,
Aldım ve acılara gömüldüm yine.
Yine aklıma düştün çünkü,
Çünkü yine yaramı deştin.
Ben kendime yanmıyorum ki,
Acılarla boğuşmaya alıştım.
Hey, hey anne hadi kalksana,
Okula gidecem bi baksana.
kıyafetlerim hazır mı,
Sormadın hiç para lâzım mı?
Kahvaltı yapalım şöyle mis gibi,
kafa full bassın istersin dimi!
Tahsil gördün on beş sene,
Kocaman bir hiç öğrendin.
Bir de insanlığı dene,
Öküz geldin, öküz gittin.
Odan, masan oldu evet,
Ah hayallerim,
Olmayan hayallerim...
Kırmızı arabam,
Güzel karım,
Tomarla param,
Havuzlu villam...
Zehiri bal diye yutturdu,
Dünya seni unutturdu,
Merhametin kavuşturdu,
Ey Azîz Allah sana geldim.
Hani sen kimseye sevdalanmazdın,
O pervasız kalbin durdu, ne haber?
Hani sen hep avlar, hiç avlanmazdın,
Bu avcı kalbinden vurdu, ne haber?
Aşk bir pehlivan ki, yere serilmez,
Anne, ben bu hasta, ürkek yüreği,
Bir zalim vefasız yâre verdim oy.
Bunca sıkıntının neydi gereği,
Ağrımadık başa çaput sardım oy.
Ne durdu, ne dindi gözümün yaşı,
Bazen öyle güzel seversin ki...
Mesela ben seni çok güzel sevdim
Yüzünün her hattını kazırsın gözlerine,
Bütün mimiklerini ezberlersin...
Gözyaşı nereden akar?
Nasıl süzülür?
Yıldızları ayan
bir yaz gecesi,
Tatlı bir rüzgar gibi
geçerken zaman.
Yüreğime işlenen hicranla,
Bir şeyler yazıyorum öyle sana,
Umarım bu beni kül eden ateş,
Seni de içine alıp yandırsın...
Bir masum suratlı çapkın arkadaş,
Seni yalanlara hep inandırsın.
Desin ki; 'Kalbim hep senin olacak.'




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum