Boşuna yaşadım,
Boşa yaşlandım,
Zamanı harcadım
Ölüm yok gibi.
Haramı tattım,
Dalı çiçeksiz,
Gülü dikensiz,
Canı nefessiz
Bırakıp gittin...
Balı peteksiz,
Bir Ömer Sürmeli geçti bu dünyadan,
Herkes saygı gösterirdi istisnasız.
Kimin "Ömer Ağa"sıydı,
Kiminin "Ömer abisi".
Emektar beyaz torosuyla
Dolaşırdı bütün mahalleyi.
Mağfireti sonsuz olan ey Rabbim,
Burda aşkınla yak, orada yakma.
Senden istirhamım vardır Mukaddim,
Burda aşkınla yak, orada yakma.
Mahrum etme En-Nûr, iman nurundan,
Şehrin debdebesinden tiksindiysen,
Seninle dağlara kaçalım Osman.
Binalar içinde mahpus gibiysen,
Yüksek bir yaylaya göçelim Osman.
Koşalım dağlarda eskisi gibi,
Niye utanayım gözyaşlarımdan?
Beni bu hallere koyan utansın.
Kanlı dişleriyle benim ömrümden
Lokma lokma yiyip doyan utansın.
Bilsinler halimin O'dur sebebi,
Bunca boş durmak yeter,
Gafletten uyanalım.
Şu andan itibaren,
Namaz ehli olalım.
Kalkalım rüzgar gibi,
Geçme naamert köprüsünden, ko aparsın su seni,
Az da olsa helâlinden doldur babam keseni.
Kimsenin ettiği bak, kimsenin yanına kalmaz,
Gün gelir devran döner, doğru duvar yıkılmaz!
Bu hayat kısa zaman, tükenir azar azar,
Sana ne yaptılar, o Çin'den kaçtın?
Dokuz günde dokuz ülke dolaştın.
Bedenime onulmaz yara açtın,
Hepimizi yıktın geçtin korona.
Sokaklarda maske satan satana,
Kotası doldu kalbimin,
Ne yeni bir dost,
Ne yeni sevgili.
Hayat hep aynı işte,
Aynı sözler,
Aynı duygular...




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum