Bahar gelmiş,
Havalar ısınmış,
Rengarenk açmış çiçekler...
Ilık rüzgarlar esmeye başlamış göğsümüze,
Dünya uyanmış dünya,
Sen niye yoksun?
Naz da güzel olur ama,
Nazdan usandım.
Herkes aşktan yanar da ben,
Cefaadan yandım.
Kör etmiş sevda, iki gözümü,
Bir yıldız daha kayıyor,
Gecenin karanlığında.
Yârim şarkı söylüyor,
Denize karşı ay ışığında.
Bu yıldız, kaderim mi?
Ben senin derdinden çöllere düştüm,
Sende de mutlu olma, yalan dünyada.
Umudu kaybettim, hayata küstüm,
Sen de mutlu olma, yalan dünyada.
Derdinin çaresi yok dedi eller,
Seni haykırıyor bana bu cadde,
Bu sokaklar...
Bu ıslak kaldırımlar...
Hani üzerinde beraber yürüdüğümüz...
Doğadaki herşey seni anlatıyor,
Senin gözlerinin rengi kadar kahve,
Köyümüzün ağaçları.
Geçen yıl diktiğimiz fidanların boyları
Senin kadar olmuş.
Koyunların memeleri
Pantolonlarım ütüsüz artık, gömleklerim kirli.
Boyalar ayakkabılarımı eskisi gibi siyahlatmıyor.
Beni böyle görsen, beğenmezsin belki.
Yağmur; beni adam yerine koyup ıslatmıyor...
Belki şair tarafımı da kaybederim
Bu şiirden sonra.
Şair olmak mümkün mü,
İlham perisiz?
Yazsam da berbat olur
Şiirlerim aşksız.
Bilmiyorum,
Sensizliğe daha ne kadar katlanırım?
Bu dünya beni
Daha ne kadar üstünde tutar?
Ne kadar tahammül eder
Ağaç, yaprak, kuş, kış ve insanlar?
Hatırla birbirimize, nasıl aşkla bakardık,
Elimizle yüzümüzü, okşayıp da dalardık.
Mutluluktan her zaman, gülerdik çocuk gibi,
Birkaç gün ayrı kalsak, saatleri sayardık.
Biraz kavga ettik diye, bıraktın beni gittin,




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum