Yalnızlığın yüreğine çöreklendiğinde
Dağlara çevir bakışlarını
Beni orda bulursun
Ben hep orada olurum
Boşver saatin kaç olduğunu
Bilemedim..
Önceden ne bitip ne olacağını
Bilemedim
Kaderin hamurumu acıyla yoğuracağını
Bilemedim mutluluğa gebe hayallerimin
Piç bir suskunluk doğuracağını
Gözlerimde feryat
İçimde buz yanıkları
Gök yüzünden yalnızlık yağıyor saçlarıma
Kar sıcağındayım sevdanın
Sensizliğin bir yerlerinden seni özlüyorum.
Rezil bir aşktı
Hikâyenin özeti bu
Bensiz olamayacağını söyleyip yalvardığın
Dünyanın öbür ucundan koşup gelerek
Kapıma dayandığın
O günler gelmiyor mu gözlerinin önüne hiç?
Tarif edebileniniz olacak mı vefa neydi?
Üstümüzde hakkı olanlara, emeği geçenlere karşı içimizde ki ılık kıpırdanışı hatırlayanımız var mı acaba? Sevdiğimizden ayrıldığımızda derinlerimize çöken buruk hüznün adının o hak sahibine, emek sahibine, sevgi sahibine vefadan kaynaklandığına şahit olabildik mi hiç?
Mana dünyamızı karartan zifiri bulutların, ölü toprağı gibi üstümüzü örten maddeci felsefenin hâkimiyetine başkaldırıp da, nankörlük bataklığına düşerek kirlenmiş insanlığımızı yeniden arındırıp temizlemek için o sevgiyi, o vefayı nadide bir çiçek gibi gönül pınarlarımızın berrak suyuyla sulayıp yeşertebilme gayretini gösterdiğimizi hatırlayabiliyor muyuz? Yada hayatımız boyunca edebiyatını yapmanın ötesinde birini gerçekten sevebildik mi ki yüreğimizdeki o sevgiyle birlikte vefa duygumuz da yeşersin?
Sahi neydi sevgi, neydi vefa?
Artık şiirlerimi okutmuyorum kimselere
Herkes sana yazıyorum sanmasın.
Ve ağlamıyorum da
Ki,
Hatıran ıslanmasın.
Devran nasıl döndü düzen değişti.
Sarı öküz çifte gitmiyor artık.
Ağızlar değirmen mideler şişti.
Vurgun, soygun, talan bitmiyor artık.
Her şeyde hile var her işte oyun.
Sanmaki gidişin sonum olacak...
Eskisi gibi parlamasın gittiğinde yıldızlar ne çıkar.
Ne çıkar güneş öyle güzel doğmayacaksa
İşte bak. Gene dönüyor dünya yokluğuna, yokluğuna...
Çimen gözlerine bakamayacakmışım olsun.
Gözlerine düşecek hüzün bulutları
Gözlerimde sağanağa dönüşsün isterdim.
Tamamlanmayacak bir şiiri bir kuşun kanadında
Sana uçurmak örneğin.
Bir çocuğun yürek saflığıyla sevmek seni.
Pınar suyu berraklığında.
Aynı gök yüzü aynı hava
İzmarit çöplüğü aynı sokak
Sabah akşam geçip giden aynı insanlar
Sahtekar tebessümler iki yüzlü merhabalar
Her biri ayrı bir çıkara atılan aceleci adımlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!