Mustafa Öncer Şiirleri - Şair Mustafa Öncer

Mustafa Öncer

Kıyamam göz yaşlarına, ağlama artık,
Dön bana o güzel yüzün, neşeyle gülsün.
Sanma ki dargınım sana, kalbim de kırık,
Sen benim gönlümde açan, taze bir gülsün.

Gönderdiğin mektubunun, bir ucu yırtık,

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Geldi meyveler bir tepsi
Birbirinden güzel hepsi
Onlar mideye mandepsi
Bil de şimdi bunu yeme

Dedi kızım bir elma soy

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Bayramın ikinci gecesi
Gecenin saat tam ikisi
Minareden İlyas’ın sesi
Dedi köyümüzde yangın var

Uykuya dalmıştım ufaktan

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Elmacık kemikleri çıkar her gülüşünde,
Işıldayan zeytin gözleriyle bütünleşir,
Gül dalındaki bülbül gibi her ötüşünde,
Tatlı tatlı sözleriyle yüreğim titreşir.

İri göz üzerinde, kıvır kıvır siyah kaşlar,

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Her anne-baba için evladı/evlatlarıyla ilgili küçük başarılar bile büyük mutluluklara dönüşebiliyor çoğunlukla..
En büyük mutluluk dünyaya gelişleridir elbet. İlk gülüşünü yakaladığımızda mutlu oluruz. Emekler mutlu oluruz, ilk adımını atar mutlu oluruz. İlk sözcüğü anne ya da baba olur sevinçten göklere uçarız. Velhasıl gelişimiyle ilgili süreçte her doğal değişim başarı gibi algılanır bizde.
Asıl başarı okul hayatıyla başlar. Karneyle birlikte takdirler, teşekkürler gururla paylaşılır sosyal medyada. Okul hayatının her döneminde mezuniyet törenleri boy boy fotoğraflanır, videolara çekilir. Ve gururu ifade eden sözcüklerle, cümlelerle, emojilerle duyurulur.
İşe başlar, sözlenir, evlenir, bebekleri olur. Aslında bütün bunlar hayatın akışı içinde var olan şeyler. Ama bize ait olduğunda hep gurur duyarız, mutlu oluruz ve bunları paylaşmaktan da keyif alırız.
Hiç aksi olmaz mı? Yani sizi üzen, mutsuz eden, şok yaşatan durumlarla, olaylarla, davranışlarla karşılaşılmaz mı, diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Olmaz mı, olur elbet. Ama bunları paylaşmadığımız gibi, kol kırılır yen içinde kalır mantığıyla bir şekilde gizlemeye çalışırız.
Özellikle ben, çocuklarımla ilgili küçük başarıların bana yaşattığı büyük mutluluklar konusunda daha mı fazla paylaşımcıyım ne..

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Hızla akıp geçiyor zaman,
Hayat ne kadar da yaman,
Ne çabuk büyüdün sen,
Benim küçük dünyam...

Daha dün anaokulunda idin,

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Bir Pazar Günü Hikayesi

Sene 1973-74 orta okul son sınıftayım. Cerrahpaşa Mahallesindeki Davutpaşa Lisesinin Orta Okul olarak ayrılmış tarihi binasında okuyoruz.
O zamanlar adı İstanbul Erkek Lisesi olan İstanbul Lisesinin dış duvarlarını takip ederek Eminönü’ne doğru inerken göze çarpan Hoca Kasım Günai Camisinin üst katında kontrplakla bölünmüş küçük bir odada kalıyoruz üç kişi. İçlerinde öğrenci bir ben varım.
Kaldığımız bölgede çoğunlukla hanlardan oluşan iş yerleri olduğu için resmî tatil ve Pazar günleri hayat duruyor. Ben de zamanımı Şehzadebaşı’nda İ.Ü. Fen Fakültesinin karşısında sıralanmış üç film birden hatta beş film birden oynatan sinemalarda geçiriyorum.
Tabi o sinemalarda sezon filmleri değil de daha çok eski Türk filmleri oynatılıyor. O zamanlardan aklımda kalan Ayhan Işık - Belgin Doruk filimleri. Küçük Hanımefendi, Küçük Hanımın Şoförü gibi. Pazar pazar aklıma nereden düştüyse o filmlerden esinlenerek yazılmış bir şiir.

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Uçurumun başında, eğilmiş bir yamaçta,
Kuru bir dal gibi, asılı kalmış ağaçta,
Kim bilir belki bir gün, bilinmez saat kaçta,
Nereden, nasıl eseceği belli olmayan,
Bir fırtınayla savrulur, uzaklara insan.

Devamını Oku
Mustafa Öncer

İyi tamam küseceksin madem öyle
Söylemeyeceksin nedenini böyle
Demiyeceğim sana bir daha artık
Küsme bana sen şimdi derdini söyle

Ben varım dünyada sen varsın biz varız

Devamını Oku
Mustafa Öncer

Kalbe dolan bir aşk şarkısı değil miydi bizim sevgimiz,
Onca yıl birlikte yaşadığın sevgiliye küsülür mü?
Eksilmesin birbirimize olan coşku dolu ilgimiz,
Küçücük bir cümle yüzünden kaşla göz hemen süzülür mü?

Küstün mü gerçekten, yoksa naz mı senin yaptığın güzelim,

Devamını Oku