Gelsin diye hep bekledik
Günlerce yolun gözledik
Bizler onu çok özledik
Kar yağıyor İstanbul’a
Sevindik biz çoluk çocuk
Kavgam
Hüzün dolu her yer bu gece,
Gözün kurudu ağlamaktan.
Sözün çözülmez bir bilmece,
Dilim lal oldu yalvarmaktan.
Kavuştum evime nihayet
Rafa kalktı hep sorunlarım
Keyifliydik hepimiz gayet
Bayram yapıyor torunlarım
moncer
Kedi sessizce bankta oturuyordu,
Muhtemelen orada uyukluyordu
Belki gelecek hayali kuruyordu
Sert bir darbe aldığında kafasına
Son verdi mecburen tatlı uykusuna
Çok mu özledin kedim beni
Bilsen ne çok severim seni
Bakayım sana nerdesin hani
Gözlerine bakıp şiir yazayım
moncer
Kelebeğin konduğu ağaç dalı
Açar çiçeklerin pembesi alı
Kalbimin sevdaya açılan yolu
Bir çift gizli gözün özünden geçer
Başımı döndürür gönül gezisi
Gecenin bu saatinde kendimle hasbihal...
- Bak yine yalnızım ben, dedi.
- Yalnızlık iyidir bazen, insana kendini dinleme fırsatı verir, dedim.
- Öyle mi diyorsun, dedi.
- Evet. Geçmişle hesaplaşır, geleceğe dair planlar yaparsın, dedim.
Bak şu kınalının gözüne,
Ne kadar da süzgün bakıyor.
Kulak verin ağzındaki sözüne,
Havladıkça yürek yakıyor.
Okşadım başını hoşlandı,
Benim nazlı kır çiçeğim,
Sevdan ile öleceğim,
Söz veriyorum birtanem,
Ömür boyu seveceğim.
Benim ürkek kelebeğim,
Silaha adını veren şehir,
Kırıkkale'dir adı onun.
Kenarından geçen nehir,
Başlangıcıdır sanki sonun,
Şehre hayat veren fabrikalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!