Sen benim gonca gülüm
Gönlümde öten bülbülüm
Beni alıp uçuran düldülüm
Bir yudum nefesim
Hazanda karşıma çıkan
En güzel hevesim
Yol uzun günler kısa
Hızla geçiyor ömür
Yok içimde gam tasa
Sadece gözler mahmur
Seviyorum ben seni
Hey gidi güzel İstanbul,
Ne günler yaşadık senle,
Kavgalar da ettik kabul,
Küsmedik hiç ikimiz de.
Hem deniz hem de karadan,
Dünyamıza hoş geldin bebek
Ne tatlı ne güzel bir melek
Bitmez ki hiç dua ve dilek
Onu bize verene şükür
Elif’tir torunumun adı
H er söylediğinde bana, içten gelen bir "canım",
U slanmaz bir çocuk sanki, çırpınır sol yanım,
Z afer kazanmış gibi onulmaz bir derde karşı,
U yur rehavetten damarlarımda dolaşan kanım,
R üyada mıyım yoksa gerçek mi bu canımm.
Yaşlandım mı acaba bilmem ki ben,
Ayaklarım geri geri gidiyor.
Gözlerim uykusuz yorgunum neden,
Yolculuk bu kez huzursuz ediyor.
Derler ki Adana yolları taşlı,
Duygulandırır insanı dinlerken hüzzam faslı,
Değerli korist arkadaşlarımın seslerinde.
Bir yıl önce gerçekleşti bu dinletinin aslı,
Bayrampaşa Musiki Cemiyeti konserinde.
Alkışladılar coşkuyla seyirciler koroyu,
İster sevgi olsun isterse nefret,
İnsanı her daim mutsuz kılan,
Ruhundaki o büyük kapan.
Bu iki duygu özelinde,
İfrat ve tefrit arasında,
Sıkışıp kalıyor insan...
Ne heves ne hevaya
Açalım elleri semaya
Başlayalım hemen duaya
Yalvaralım yüce mevlaya
Beklenirken şimdi iftarlar
İftardan sonra içilir bir bardak çay,
Tok karın üzerine keyfe varılır,
Oruçtan şimdi bir gün daha düştük say,
Gün günü kovalar bayrama varılır.
moncer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!