Sana doğru uzatınca
Kavuşan eller günahkar
Hüzünle dolu bakınca
Ağlaşan gözler günahkar
İsmini hep sözlediğim
Heyecanla beklenen, yeni yılın ilk dakikalarıydı.
Gözlerde uçuşan pembe renkli hayaller,
Geleceğe dair yeşeren umutlar vardı.
Gözlerde garip gözlükler, dudaklarda düdükler,
Başlara geçirilen huni külahlar, kafalar dalgalıydı.
Gece saat onikiye doğru etrafı heyecan sardı.
Silinmiyor hiç dudaklarımdan tadın,
Günaydın ey gün bakışlı tatlı kadın,
Bir şiir gibi dökülür yüreğimden,
Her anışta senin o gizemli adın.
Bak yine ben senin aşkına susadım
Günaydın!..
Sabahın en güzel sesi,
Ciğerimin nadide nefesi...
Günaydın!..
Bir sonbahar günü,
Deniz bugün dalgalı,
Yürek gerek, girmeye...
Tuzlu suyu faydalı,
Dedi, sordum bilgeye...
Gündoğan’ın denizi,
Çok da güzel yansımış yüzünde güneş
Sen ki dünya tatlısı yıldızlara eş
Kulaklarda yankı gönülde ateş
Tutuşur alev alev yakar içimi
moncer
Gurbet kuşları gibi hasret kaldık birbirimize,
Yollar uzun biliyorsun, menzil çok uzak.
Saldı kader en derin ayrılığı içimize,
İşte bu bizim, bir türlü aşamadığımız tuzak.
Kapılar ardına kadar açık, hadi gel artık,
Adana beni bekliyormuş,
Günü güne hep ekliyormuş,
Kebapları da tekliyormuş,
Teşekkür ederim Adana.
Kebap ile şalgam seçilir,
Pazar günleri ben hep, seni düşünür seni anarım,
Geçen o güzel günleri özler, hasretinle yanarım,
Bilirim gelmez artık bir daha, senli günler geriye,
Çektiğim sevda susuzluğuna, seni anar kanarım.
Bir gün aniden bana geleceğini bilseydim eğer,
Ayın, yıldızın ve güneşin,
Dünyada bulunmaz ki eşin,
Yakıyor kalbimi derinden,
Gözlerden yansıyan ateşin.
moncer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!