vakti zamanında kara günler belirdi
kovboyun bir şeyler yapması gerekti
o lisede ki herkes onu çok sevmişti
lakabı vardı, izleniyordu her deliliği
yine de kovboy gitmeliydi
adamımız semtin büyük pazarına atıldı
Mustafa abinin fırınında börekler yapıldı
bunları satıyordu, mutluydu, bağırıyordu
yanıyor yanıyor!
bu adam seviyordu... hayatın içinde olmayı
Mustafa abi! yine yakmışsın.
artık Vallahi gocunuyorum
ben bunları insanlara satıyorum
Mustafa abinin araba sevdası;
işine gücüne bakmaz dikizler sokağı
bir de sesinden tanır her arabayı
egzoz esi ise en büyük takıntısı
bir tane tofaş edinmiş. siler de siler
sesindense ahali artık yaka silker
Mustafa oğlum! bağırttırma şunu
yeter!
pazar ahalisi karpuz, soğan bağırıyor
çift poşetli yengeler yolu kapatıyor
itme arabasıyla bir kovboy geliyor.
açılın! açılın! yanıyor yanıyor.
sarı! buraya uğramayı unutma
abi! yanıyor yanıyor...
galiba sıcak anlamında diyor.
ulan tamam uğra işte iki dakika
Vedat abi! yanıyor! yanıyor!
oğlum! bu ne diyor?
Mustafa abi!
fırın gerçekten yanıyor
telefonunu da açmıyor
kaç modelsin be! Mustafa abi?
fırın ve yüksek miktar ahşap eşya
aslında içeride ne var ne yoksa
egzoz sesi gibi yanmış.
Mustafa abi ise yan mahallede
tofaşın lastiğini kolayla siliyor.
diğer elemanı ise yatmış yerlere
meziyetmiş gibi egzoz sesi dinliyor.
pazarın ortasında bana bir telefon
yetişin oğlum! fırın yanıyor.
yanıyor diyorum!
millet pasta, börek, çörek sanıyor
ulan! Mustafa abi
efes ekstra çarpsın seni
içe içe gözlerinin feri gitti
fırın yanıyor! fırın!
Kayıt Tarihi : 22.06.2026 15:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!