Sevmek…
Ne kadar çok seversen sev…
Bazen sevmek
Hoşça kal diyebilmektir.
Sevgiliyi
Yıllarca rüzgâra boyun eğmekten dalları yorulmuştu
Koca çınarın.
Soğuktu ekimin elleri
Soğuktu ekimin yüzü.
Gölgesine sığınan kırık kalplere cömert değildi.
Eskisi gibi kucaklamıyordu göçmen kuşlarını.
Hasreti öğrendim hasret kalınca sana
Yüreğim kaldıra bilir miydi kavuşmadan ayrılıkları
Yarınlar umudum olmuştu
Senin için döktüğüm gözyaşlarımı sevdim
Söyleyemedim…
Sana dair, söylenecek o kadar söz var ki
Ama susacağım..
Susmak, sözümü büyütür
Söyleyemediğim her şeyi düşündürür
Susmak erdemdir… Susacağım!
Zaman aynı zaman değişen insanlar
Gözler hüzün teknesinde ufka bakar
Yalnız değilsin, bulutlar üstünden akar
Karanlık yalnızlığın kendisidir
Sular berrak güneş sarı
Sabrın ne rengi ne de sonu var
adını masmavi gökyüzüne yazmak istedim
yazamadım, dar geldi sığdıramadım
ama beynime kazıyıp
seni, küçücük yüreğime kocaman aşkla sığdırdım
karanlıktan korkardım
zeytin karası boncuk gözlerine sığındım
U/mutluyum
Bilirsin, karanlıktan korktum her zaman
Yalnızlık yaradana mahsustur diyerek
Korkmadım yalnızlıktan, çünkü yalnız değildim sığındım o’na…
Geceleri, sokakların kuytu köşelerinde yürürüm…
Gözyaşlarımı unuttum sen giderken
Sensizliğe yakıp yakıp söndürdüğüm sigaraları
Varlığınla avunurken
Yokluğunla yaşayamadığım seni
Sevmiştim yokluğunu
Anladım ki, yokluğun değil
Uykum kaçtı! Tadım tuzum yok!
Geceler karanlık, geceler katran karası
Ağustos sıcağında bile zemheri ayazı
Hiç anlamadım ne baharı ne de yazı
Saat gece yarısını sen geçiyor, içimde bir sızı
Ve ben sensizim,
Söyle sana ne kadar uzağım
Aynı havayı soluduğumuz bu şehirde
Yüreğimi de senden uzak mı sanıyorsun?
Seni göremiyorsam eğer çaresizliğimdendir.
Sevene uzaklığın bahanesi olur mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!