Gönlümde yeşil bir dağ,
Konak ile Gündüzbey arasında,
Yürekten bir özlemle,
Malatya’nın sıcak rüzgarında.
Kayısı çiçekleri açarken,
Gönlümün karanlık sayfalarında,
Günahlarımın izleri yer alır.
Hepsi, birer hatıra gibi saklıdır,
Günah defterimde kaydedilmiştir.
İçimdeki kötülüklerin hikayesi,
Güneşin dağdan doğduğu bir yer,
Gözlerin yeşile doyduğu bir yer,
Sevginin dostluğun olduğu bir yer,
Tarihte altın sayfadır Gündüzbey.
Manzarası mesire yerleri enfes,
Tutunacak bir dal arıyorum şimdi,
Sığınacak bir sıcak kasaba özlemiyle,
En çok da seni arıyorum, sevgili,
Seninle geçen o güzelim günlerimi.
Altında saatlerce oturduğumuz,
Çeşmeden akan serin sularını,
Mor sümbül menekşe kokan dağlarını,
Koşup oynadığım taşlı yollarını,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Özgeçmişimi, kültürümü, ilmimi,
Gündüzbey Köyünü, anlatayım sana,
Güzellikleri serilmiş dört bir yana.
Kapuluk, mesire yerleri şen şakrak,
Cennetten bir köşe, gönüllere ırak.
Akseki, Ağyol, Hızanek, bir doğal nizam,
Doğanın bağrında gizlenen inci,
Köpük köpük akan ırmağın suları,
Meyveleriyle ünlü, kıymetli toprağı,
Kalbimden sana selam Malatya.
Kayısının kokusu dolar ciğerlere,
Karanlıkta koşuyorum, adım adım,
Bilinmeze doğru yol alıyorum yalnız.
Gecenin sessizliğinde kaybolmuşum,
Kabuslarla dolu düşlerde koşuyorum.
Gölgeler yakamda, bana eşlik ediyorlar,
Dostlukların bittiği yerde,
yalnızlık solgun ve serin.
Esasında, hatır diye,
bir şey kalmamış.
Kırk saniyede unutulan,
anılar gözlerimde derin.
Köyüm eskiden neşe doluydu,
Güleryüzler içinde keyifli bir yoldu.
Şimdi artık görmek mümkün değil,
Köyüm eski köyüm değil.
Deprem vurdu, yıkıldı evlerimiz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!