Gündüzbey Köyünü, anlatayım sana,
Güzellikleri serilmiş dört bir yana.
Kapuluk, mesire yerleri şen şakrak,
Cennetten bir köşe, gönüllere ırak.
Akseki, Ağyol, Hızanek, bir doğal nizam,
Her biri ayrı bir şirinlik, gözlere bayram.
Poğala, Pınarbaşı, Ağcapınar da katılır,
Bu güzellikler, ruhumuzu tatlı tatlı sarar.
Çayların, derelerin o suskun ezgisi,
Yoluna eşlik eder, kalbinin sesi.
Kanallardan akan berrak mı berrak suları,
Seyrine doyulmaz, gönülleri coşturur.
Kiraz bahçelerinin kokusu genzine dolar,
Bu görkemli topraklarda, huzurla yoğrulur.
Soğuk suları serinletir yorgun bedenleri,
Dinlendirir ruhu, siler tüm kederleri.
Aşağı köşe mahallesinde yaşar gelenekler,
Köylüler omuz omuza, sevgiyi eklerler.
Tarih kokan evlerde bir hüzünle anılır,
Geçmişe duyulan o derin, sıcak hisler.
Her adımda bir hatıra canlanır usulca,
O eski güzel günlerin hayali kurulur.
İnsanı sıcacık kucaklayan dostluklar,
Gönüllerde yeşeren, bitmeyen bahardır.
Bu destan, köyde bir isim yankılanır,
Mustafa, Gündüzbey'in öz evladıdır.
Yüreği bu topraklara sımsıkı bağlıdır,
Köyünün mirasını omuzlarında taşır.
Geceleri yıldızlara bakar, sevgiyle,
Gündüzbey'e selam yollar içtenlikle.
Gündüzbey köyü, tarihi güzellikleriyle,
Büyüleyen bir masal, nesilden nesile.
Yaşayanlar ise bu masalın kahramanları,
Neşe ve sevinç kaynağı, hayatın anlamı.
Gündüzbey'de yaşamak bir ayrıcalıktır,
Burada yaşayanlar onunla gurur duyar.
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 21:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!