Akseki dağında öter bir çift bülbül,
Açıp içine baksan nasıldır bu gönül,
Zirvesinde çağlar soğuktur suları,
Akar karışır vadideki derme çayına,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Karşısında duruyor Beydağı,
Karla kaplı yaz kış baharı,
Vadiden baktım heybetlidir duruşu,
Ön taraf Gündüzbey arkası Kadiruşağı,
Alt taraf Çırmıktı üst taraf Pınarbaşı.
Yamacında otlanır keçiler geyikler,
Bağrına basmış binbir bitki ve böcekler,
Poğalası var Akseki’nin küçük vadisi,
Suyu serttir deli eder insanların kimisini,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Aşağılarda uzanır o yeşilim düzü,
Göklere uzanır çamların gövdeleri,
Rüzgar eser dallarında hafiften serin,
İçimi okşar, sanki bir el dokunuşu,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Yamaçlarında kekikler mis gibi kokar,
Bin bir çiçek açar, rengarenk boyanır,
Arılar konar, balını yapar peteğe,
Doğanın cömertliği serilir her yere,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Güneş doğarken vurur Akseki'ye,
Altın rengiyle boyar her bir tepeyi,
Gölgeler uzar, sular daha bir parlar,
Sabahın o taze, dingin havası var,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Akşam olur, iner sessizlik dağlara,
Yıldızlar belirir o sonsuzlukta,
Ay ışığı vurur, bir hüzün kaplar,
Yalnızlığım akar derelerde,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Bir hasret türküsü çalar içimde,
Yanar o güzel günlerin hayaliyle,
Bitmez benim sevdam Akseki'ye,
Saklı kalacak Mustafa'nın gönlünde,
İşte o gördüğün dağın adı Akseki.
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 21:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!