Çeşmeden akan serin sularını,
Mor sümbül menekşe kokan dağlarını,
Koşup oynadığım taşlı yollarını,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Özgeçmişimi, kültürümü, ilmimi,
Tüm benliğimi, imanımı, dinimi,
Çocukluk çağımı, geçen gençliğimi,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Rahmetle yağan yağmurlarını,
Yaz kış ayakta duran ağaçlarını,
Düzlüğünü, ovasını, yamaçlarını,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Kapı önlerinde paylaşılan muhabbeti,
Davul zurnayla şenlenen sevinçleri,
Bayram günleri erkenden uyanan evleri,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Tandırda pişen o mis kokulu ekmeği,
Kahvaltı sofralarının o samimi Neşe’sini,
Akşam sohbetlerinin o derinliğini,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Yazın serin, akşamüstü esintisini,
Yıldızlarla dolu o büyülü gökyüzünü,
Ateş başında anlatılan hikayeleri,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Okul yolunda attığım ilk adımlarımı,
Arkadaşlarımın o saf ve temiz kalplerini,
Öğretmenlerimin o bilge nasihatlerini,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Cami minaresinden yükselen ezan sesini,
Gönüllerde seslenen o ilahi huzuru,
Dualarla açılan elleri, temiz niyazları,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Toprakla uğraşan o emektar elleri,
Alın teriyle kazanılan helal rızkını,
Doğanın cömertliğini, bereketini,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Her köşesinde bir anı saklı duran,
Kalbimde daima sıcaklığını koruyan,
Uzakta olsam da beni hep çağıran,
Doğduğum yer olan Gündüzbey’i özledim.
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 21:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!