Gündüzbey’de bir yaz akşamı,
Serin serin, eser rüzgârları,
Suyu sert, merttir insanları,
Cennetten bir köşesin Gündüzbey’im.
Dere kenarında öter kuşların,
Çıktım Malatya'nın Beydağına,
Efsunlu dağları seyre daldım.
Sabahın erken vaktinde,
Doğan güneşe eşlik ettim.
Bir bakışta büyülendim,
Köyümün çamurlu, taşlı yolları,
Yaz kış ılıktır buranın havası.
Çıkmak ister ağıldan küçük başları,
Sorar Adem abi, durmadan.
"Davara gittin mi davara?"
Deliyim Gündüzbeyliyim, ben nereden bileyim,
Yollar düşer gönlüme, ben yollara yenileyim,
Sevdanın ateşinde savrulur benim yüreğim,
Bir rüzgâr gibi eserim bağlarda, bahçelerde.
Gönlümün kıyısında fırtınalar kopar,
Dünyada destanlara meydan okuyan birisin,
Edebiyatın en güzel köşesinde bulunur işin.
Senin adın, kalbimde aşkla yanan bir kandil,
Tutuşan her harften fışkıran ateş gibi, billur bir nil.
Aşk destanlarına bahar misali dökülür bedenin,
Nefes nefese okunur, her bir satırında gizlenir eserin.
Fırat’ın kıyısında, nazlı bir gelin gibi duran,
Tarihin hatırasıyla dolu, bağrında huzur bulan.
Kayısı bahçelerinde, altın rengi bir düş sunan,
Gönül coşkusunun adresi, canım Malatyam.
Asırlar boyu medeniyetlere ev sahipliği yapmış,
Evim burada, yurdum burada, benim,
Toprağımın kokusunu her zaman hissederim.
Dağlarım, ovalarım, denizlerim var burada,
Gönlüm huzurla dolar, ruhum şenlenir burada.
Gözlerim sevinçle bakar etrafıma,
Gökyüzüne bakarım, gece mavisi,
Gözlerimle işlerim, bu güzel rengi.
Ay parlar pırıl pırıl, yıldızlar sırılsıklam,
Bulutlar gelip geçer, rüzgar estikçe.
Gece mavisi, biraz hüzünlüdür,
Gökyüzünde parlayan yıldız gibisin,
Karanlık gecelerime ışık verensin,
Kalbimde hep var sonsuz bir sevgin,
Seninle her an büyür, coşar, çağlar.
Gökyüzünde parlayan yıldız gibisin,
Yıldızlar şahittir bu sevdaya, ay tanık,
Kalbimde büyür durur, coşkun bir fırtına.
Her gece seni düşler, her sabah seni arar,
Gökyüzü sana olan aşkıma sığmıyor.
Bulutlar arasından süzülen güneş sensin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!