Elveda bile demeden çekip gittin ansızın
Bilmiyorum günahım ne idi, anlayamadım?
Yürekten seven insan, bu kadar olur mu zalim?
Cinayete kurban gittim sanki; ağlayamadım..
Kurudu ağzımda dilim, yükseldikçe gururun
Yaram kanadı bin yerden, tutup, bağlayamadım..
*İlk çocuk şiirlerini yazan: Tevfik Fikret / Şermin
***********************************************************
ÇOCUKLAR(GÜLCE-Buluşma)
Bizim ekran şenlendi, Fikret’in haberi var
DURAK
Durak... Evet, işte şu evimin pençeresinden gördüğüm pazar yerinin kenarında, Belediye'nin alüminyum ve cam bileşiminden yaptığı, yağmur öğlelerinde sığındığım yer... En çok da, yağmur ikindilerinde kaçırdığım otobüsler ardından komşumuz Necmettin'le söyleştiğim yer. Söyleşirken, üç kez hükümeti yeniden kurup, dört kez sanayileşmeye çare bulduğumuz, yirmiz kez de depreme dayanıklı bir Antalya kentini yeniden inşaa ettiğimiz, kısa süreli bekleme yeri...
Durak... Dur ve ak... Doğrusu birbiriyle çelişen durmak ve akmak fiillerinin iki emir dilini kendi bünyesinde maharetle toplayan çok ilginç bir kelime... Çoğu kere durduğum, hayır hayır, benim durduğum değil, bizim bıçkın şoför Nuri'nin yüzbin çalım ve artistik düdüklerle gelip yolcu almak için durduğu mekân.
İnsanlık var oldukça var olacağını biliyorum. Kıyamet kopana kadar bizimlesin. Hangi şekilde, hangi halde ve yeryüzünün neresinde bulunursak bulunalım, sen de bize uygun, bizimle olacaksın...
Hattâ, fanilik gömleğini giyen bizler toprak olup gittikten sonra dahi, yaşamaya devam edecek, kıyameti bekleyeceksin. Hoşuna giden şairini-ozanını-aşığını o kıyamet gününe kadar yaşatacak, adını taşıyacaksın. Mukaddes kudret sahibisin derken, bunu belirtmek istiyordum. Ceza senden, mükâfat senden....
Kâğıt, kalem, yazı, matbuat icad edilmeden önceki yıllarda, en uzak mesafeleri ne de kolay kat ederdin. Yurdun bir ucunda türkü mü oldun, öteki ucunda aynı nakaratla söylenmeye başlarsın. Rüzgârla mı ortaksın? Gün ışığıyla mı? Kim taşır seni, onca kilometrelerin ötesine...
ELVEDA TOROS
-Rauf Denktaş Anısına...
Bin şehir yalnızlığı içime çöken
Bin Akdeniz gecesi ruhumu söken
.............................Türküler yaktım hep sana...
Gider iken yüreğimi götürdün
Götürdün de kız yerlerde yatırdın,
Deprem misin bu dünyamı batırdın?
Göz yaşlarım sele döndü gelsene! ..
-I-
Gâvur kızı mektubunu okudum
Gözyaşını döke döke yazmışsın.
Her satırda hicranını dokudum
İlmik ilmik, söke söke yazmışsın.
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI
15-ŞİİR TÜRÜ:GÜLİSTAN
***********************************
1-Aruz ve Hece vezninin bir şiirde bir araya gelerek BULUŞMASI olup, geleneksel DİVAN EDEBİYATIMIZDAKİ GAZEL'in yepyeni bir formatla ele alınıp, yeni bir terkip oluşturulmuştur. Bu yeni gazel türünün adı: GÜLİSTAN'dır.
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI
19-ŞİİR TÜRÜ: ÖZGE
**************************************
1-Divan edebiyatımız da az kullanılan MÜTESSA ve MUAŞŞER nazım türlerine mısra sayısı itibariyle benzeyen, en az 9, en fazla 10’ar mısradan meydana gelen tek bir bentlik şiir türüdür.
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI
9-ŞİİR TÜRÜ: SERBEST ZİNCİR
*******************************************
1-Türk Halk Şiirinde 'zincirleme' veya 'zincirbent' adıyla anılan ve bir tür 'koşma' olan şiir türümüzün 'zincirleme tekniği' ni, özellikle SERBEST ŞİİR' de uygulamak için bu şiir türünü önerdik.




-
Naci Püskülcü
-
Arif Eren
-
Mustafa Ceylan
Tüm YorumlarSayın Mustafa Ceylan;
'Erzurum Gelin Geldi Gölü Efsânesi' şiirinizi okudum,. Çok beğendiğimi ifade etmeliyim, elinize sağlık
EREN HAKKINDA YAZILAN YAZILARIN BİR KISMI
ARİF'TİR O
Arif’tir arifliği vurur yüzüne
Bakarsın Eren’lere karışır bazen
Mevlana’ca düşünür, Yunus’ça konuşur
Kâh derviş olur, kâh semazen
Kars’tan ta Edirne’ye
Edirne’den ta Kars’a kadar
Yekvücut Anadolu O
...
SABİT İNCE' NİN ŞİİRSEL YOLCULUĞU
“Kim ne derse varsın desin,
Benim derdim Anadolu.
Dost düşmanım bunu bilsin,
Benim derdim Anadolu.
Varım yoğum feda olsun
Canım, kanım helal olsun,
Ben de varım diyen gelsin,
Benim derdim Anadolu.
Dağları gard ...