Mustafa Ceylan Şiirleri - Şair Mustafa C ...

Mustafa Ceylan

Mustafa CEYLAN; anlat anlat bitmez. Bitiremezsiniz. Çünkü siz mevcut hadiseleri anlatırken o çoktan yeni bir şeyler yapmıştır aynen bu yazıyı yazarken olduğu gibi. Dün akşam anılarla ilgili bir detayı sormak için telofon ettim yanlış bir şey yazmayayım diye.Meğer o sırada evle sokak arasında apartmanın bahçesinde misafirleri kaybetmiş CEYLAN. sokaklarda misafir araya dursun az sonra misafirlerden bir telofon. Arayan Naim ağabey.'CEYLAN biz senin evdeyiz nereye kayboldun kardeşim? ' İşte böyle arkadaşlar.

Ne tesadüftür ki yine şubat ayı içersinde bir günde tanışmıştık Mustafa CEYLAN hocamla. Benim şiirle ilgilendiğimi bilen radyo programcısı bir arkadaşım, daha doğrusu arkadaşımın bir arkadaşı olan Mine, ANASAM diye bir ismi duyup duymadığımı sordu.
'Hayır' dedim. Duymadım. Başkanı Mustafa CEYLAN, o da şair bir Antalya ya geldiğinde ara sizi tanıştırayım dedi.
Eski oto garın altında ANASAM bürosuna ilk geldiğim günü hatırlıyorum. Bu yolculukta yollarımızın kesiştiği nokta,2002 yılı şubat ayının Cumartesi gününden birisiydi Tanışma ve sohbet faslından sonra olağan şiir okuma bölümüne geçilmişti.Yaklaşık yirmi, yirmi beş kişilik bir guruptu orda bulunanlar.Bu gün belki bir kaçı aramızda.

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

MUKADDES MENSUR


'Yedi askıcıları secdeye kapandıran'(*)
İlâhî manzumenin gül aldın mı gülünden?
Uyuyan felekleri yeniden uyandıran

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Her gün seni anmaktan
Ben mutluyum... Acaba sen?
Aşkın ile yanmaktan
Ben mutluyum... Acaba sen?

Bana bir can vermişsin

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Mıkatıs gibisin bak, bırakman tuttuğunu
Timur’un fili yutmaz bir ayda yuttuğunu
Hoca Nasrettin olsam, pes ederim vallahi
Kaç duayla uyarsam, bilmem, uyuttuğunu.

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Kapama hiç gözlerini ey gönlümün yakışığı
Aşkın ile semah döner; su köpüğü, gün ışığı...

Ağlayan tüm saatleri, iplik iplik öreceksin
Yaralarım kanadıkça, melhemini süreceksin
Günaydınım, sevdiceğim yüreğimi göreceksin

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Aruz Vezni’yle ŞİİR YAZMA’yı zor ve korkulu bir rüya olmaktan çıkarmak için sıvadık kollarımızı. Türk Edebiyat tarihimizde bizimle aynı kaygıyı taşımış ve bu veznin genç nesillerce anlaşılıp kavranması ve uygulanması için yapılan bütün çalışmaları inceledik. İnceledik de, “kendimize has bir metodla” konuyu bir kere de biz anlatalım istedik. Belki genç şairlerimiz bundan istifade eder de, aruz vezniyle şiir yazan kalemler çoğalır diyoruz.

Aruz, içimizin sesini, duygularımızı müzik kulağımızla duymaktan başka bir şey değildir.

Her bir harfin, her bir kelimenin bana göre bir kalınlığı-inceliği-gramajı vardır.

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Esiyor içimde tayfun, fırtına
Beden gömleğini giyemiyorum.
Düştüm sanki yanıp duran fırına
Suskunum, hiç bir şey diyemiyorum.

Ten kafesim can kuşuma dar gelir

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Dudağımda sırıtıp gülüyorsun sen
Duman duman ömrümü siliyorsun sen
Yeter, defol diyorum sağırsın belli;
Yana yana benimle ölüyorsun sen..

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Şırıl şırıl akan sularda gizli
Toprağa can veren, göğü delen ses.
Dağlarla nişanlı, bulutla sözlü
Yağmur damlasıyla bize gelen ses.

Gürül gürül bahar, çiçektir dalda

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Hay-ı huyla uçup giden deli tay ömrüm
Kırık dökük bir kaç şiir...
Son nefeste mor menekşe ölümüm
Nerde, nasıl kim bilir?

Kim bilir bu ateş çıngılar damarlarımda

Devamını Oku