"İstikballeri satıp İstiklali aldılar
Hepsi bir Yıldız gibi Hilale sarıldılar"
Puslu bir hava vardı, itler kuzu postuyla
Birbirine karışmış düşmanıyla dostuyla
-Kardeşime-
Sıcak su ışıltısının
Kızıl yüreğinde
/dalgalanırken yosunlar
Kıyamda “Elif” gibi, rükûda “Lam” gibiydik
Makbul olan duada Dârü’s-selâm gibiydik
Âlimin dudağında veciz kelâm gibiydik
Celse ve secdemizde “He”ye sırdaş olduk biz
Nefisle savaşırken tacı tahta bıraktık
Gitmek istiyorsan git
Hiç ardına bakmadan
Severken yarım kalmış
Hatıra bırakmadan
Aşktan yana durgun git
Mâsivâdan yoktur çarem
Derman arama kul bana
Bir ben kaldım, bir biçârem
Şimdi hasretler gul bana
Şiir de susar, sazım da
Yürekler son bahardı, tebessümler ayazdı
Sararmıştı umutlar cenklerin gölgesinde
Bir millet dağa taşa şanlı bir destan yazdı
“Vatan namustur” dedi, güldü son nefesinde
Sevdadan yoksun âlemde
Gülüm de soldu, lâlem de
Harfler titredi kalemde
Garip ozan öldü bugün
Hüzzama çalardı sesi
Atina sahilinde ağlayan kız kalesi
Şile ile Zele’nin ölümsüz hikâyesi;
Şile; bir Ceneviz kralın gül prensesi
Zele ise lazların yakışıklı prensi
Kral bir seferinde kızını da getirmiş
Tarihi bulmak için tarihi bilmek gerek
Şimdi izlesin seni Roma, Atina, Sofya
Bazi miraslar vardır tutkuyla sevmek gerek
Em oldun gönlümüze, hoş geldin Ayasofya




-
Özcan Beyaz
Tüm YorumlarTebrikler başarılar diliyorum...yolun açık olsun