Sesimi mi özledin, yoksa nefesimi mi?
Zaman unutturmaz mı aşklarını hicrânın
Yıllar eskir sadece duygular hep tazedir
Kalbin bîcan olsa da bende kalır bir canın
Derûni şiirlerim hasret gülüşlerine
Sadece sen mi yandın bu aşkın ateşiyle
Yüreğinde bir akkor taşıyan bendim roza
Rüzgârlar savururken küllerini toprağa
Üstündeki divane duman bendim mimoza
Gözlerimde bir Mawskowski caddesi
Petersburg’ta aşkım kaldı Natalya
Kulağımda Pugaçova’nın sesi
Bir yaralı şarkım kaldı Natalya
Şimdi senden dünya kadar uzakta
Nice yaşanmışlık varken hatırda
Kâbuslar gerçeğe döner Nazenin
Yıldızlar dünyayı aydınlatır da
Senin ki doğmadan söner Nazenin
Hâlâ titriyorsa senin sol yanın
“Solmayacaktı güllerimiz
Sözümüz vardı bizim”
Buğulanmış gözlerinle Gül Endam
Sessiz çığlıkları gömerken kalbine
Giderken gözünde bir nemli bakış
Yağmur olmuş sanki yüzüne akmış
Senin yokluğunda ne bahar ne kış
Mevsimler de sensiz gülmüyor Gülgün
Bülbüller güllere ederken nazar
Leyla aşk lügatinde sevdanın adı imiş
Mecnun da aşk odunda yanan dervişân gibi
Ülfeti istiyordum külfetini bilmeden
Aşk-ı Feveran olup yolunda seyran gibi
Kays’ı Leyla, Ferhat’ı Şirin vurdu
Güller dahi küstü hep bülbüllere
Gidişinle ab-ı hayat kurudu
Yağmur gibi hasret kaldı çöllere
Vuslatı çalmayan saza döndüm ben
Hayalin gözümde canlandı durdu
Yüreğim adını hep andı durdu
Sensiz aşklar bile kanadı durdu
Yaramı görüp de sarmaz mısın hiç?
Sen gittin ardından baharlar soldu
Bir garip devranı gördük
Gülen de var, gülmeyen de
Gurbetleri tel tel ördük
Gelen de var, gelmeyen de




-
Özcan Beyaz
Tüm YorumlarTebrikler başarılar diliyorum...yolun açık olsun