Hafife almadan
Hayatın sancılarını
Görünmeden
İzlemeyi bilmeli
Sevgilinin saçlarını
Uyandırmadan
Anlamazmışım
Sınırlıymış düşüncelerim
Bu yüzden,
Kalıplarla bağlanmışım
Kolaymış bu yolda yürümek
Hislerime tercüman olmakta yetersiz dilim
Yarenimdir tek, defterim ve kalemim.
Her kelimeyle aklımı kazıyıp önüme
Simsiyah isleriyle dökmekteyim.
Masmavi uçurtmalarım vardı
Hakiye boyanmadan önce ellerim
Bulutlar benden korkardı
Rüzgâr çırağımdı, güneş fenerim.
Derken davul zurnalarla bir gün,
Usanmış bir gün dar-ı tekliften bir avare,
Fahur endamıyla yürümüş taş sokakları
Güvenip gönlündeki hırkat-i yâre,
Ezmiş kocaman adımlarla karanlıkları…
Zulmü kat’ederek koyup noktaları,
Cümleler bulmuş dermeyan kelimelere…
Bir akşamüstü
İstanbul olmaya susamışken
ve sana bunca hasretim varken
Ölmek için çok erken..
"Gel" dedi derviş, hırkasını açarak
Göğsü bir derin boşluk, yüreği kor
"Unut" dedi "herşeyi, nefes almayı bırak"
EFENDİM
Avuçlarında alem,
Gözlerine gözlerim, uzanır
saçlarına, ellerim
Boşlukta Efendim.
Yaşam anlam arar bende
Ben yaşamda ararım.
Anlam değersizleştiğinde,
Geçen zamana yanarım.
Yaşlanmaktan değil de,
Anlayamamaktan korkarım.
Karanlık, koyu siyah bir duman
Yağmurlar bekledim geceyi silecek.
Ay değil bu kasvete derman,
Doğarsa eğer,yalnız güneş bilecek!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!