86-MÜREKKEP LEKESİ
Demek ki
Sadece susmak yetmiyor dostum, doğru uçurumun kenarında durmak gerekiyor.
Sesler eşit dağılıyor gökyüzüne belki ama eşit duyulmuyor;
Kimisi bir çığlığın eşiğinde can veriyor,
Kimisi bir ömrün kuyusunda büyütülüyor.
Sen, en çok gizlediklerinle inşa olan birisin,
Ve ben en çok o ördüğün duvarların gölgesinde kayboluyorum.
En taze baharlarımın rengini alıp gittin,
Uzak düştüğün o mevsimlerin göğsüne,
Zemheri bir ayaz gibi indin şimdi.
Hasret yangınlarımın küllerine adını kazıyan sevgili;
Güz artığı rüzgarlar saldın umutlarıma,
Zamansız gidişlerle kanattın içimi.
Konuşmadığın bütün o kör sağır akşamlarda,
Yorgun gözlerimin en bilenmiş dilsizliğine,
Donan mürekkep lekeleri doğup büyüyor buralarda.
Zifiri odaların içinden geçiyoruz,
Ve içimde kaybolan, sınırı çizilemez büyüyen bir kimsesizlik var.
Iışıksızım artık...
Hükmü düşmüş bir mahkumiyetin tam içinde,
Kaderim, beni görmeyen o kör kuyunun dibinde duruyor.
01.06.2026
Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 1.06.2026 17:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!