Kalbimdeki ince sızı
Sustu yüreğimin sazı
Çok bekleme gönül yazı
Doğmayacak doğmayacak
Bize çiçek açmayacak
Ülkü diye dövüştüğüm kavgada
Kırkbin hakim gelse korkar mıyım ben
Kırkbinide de ayrı Sual eylese
Kırk yıla tek doğru satarmıyım ben
Sazımda sözümde söylesin türkü
Kanayınca gönlüm sessiz sedasız
Anladın yorulup tükendiğimi
Ben sana el oldum, sen bana gamsız
Âşikar eyledin kaybettiğimi
Yıkıldım düşerken el uzatmadın
Ben geceyi alır iken koynuma
Ufkuna gün vuran kula kırıldım
Kemend atıp ip taktılar boynuma
Yola revan olan kula kırıldım
Ben sakiyim mey olurum kadehte
Sana değil bu gönlümün isyanı
beni benden alan kula kırıldım
Sen tabipsin ben kapında yaralı
Beni yaralayan kula kırıldım
Bilirim muamma, hecesin dilde
Sabahın buğusu üstüme üstüme geliyor
Yangın sonrası yayılan kükürt kokusu var havada
Nefes alamıyorum
Yağmur bütün dişiliğiyle çağırmakta beni
Rüzgar bir fahişe edasıyla sokulurken koynuma
Süngülenmiş göğsümde fırtınalar kopuyor
Boyun büktü öteken yollarımı bekliyor
Yol vermeyen dağların bağrını deşeceğiz
Taaa Hazar’dan Tuna’ya çadırlar dikeceğiz
Kömür gözlerin
Sessiz bir yakarış bir büyük düştü
Hasretinden yüreğime çığ düştü
Bir kelebek yalnızlığı tutuştu
Aklımın zoruydu kömür gözlerin
Vakit geldi gidiyorum vedasız
Sözlerimi icazetim saysınlar
Künye diye ardım sıra okunsun
Helal olsun varsa hakkım yazsınlar
Her günü dert cefa elem çileydi
Bu el yaramaz bize kalemimiz kırıldı
Yufka yürek olmayı suç sayıp küstürdüler
Gönül düşmana değil dostunada darıldı
Verdiğim emekleri hiç sayıp küstürdüler
Ne bir hatır sayılır nede bir ahde vefa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!