Nasıl sevdiğimi söyletme bana
Nazar olur elde göze dokunur
Kıskandırma Ferhat ile mecnunu
Toz olur çöllerde yele dokunur
Dağlar mı aşmadık kavuşmak için
Benim böyle dertli dertli dolaşmam
Geceye güvenip sır verdiğimden
Damardaki zehre çare aramam
Yılana hanemde yer verdiğimden
Bozuk başın düzen olmaz serinde
Ayrılığı kimseye vermesin yazan kalem
Gözyaşın yanağında süzülürde susarsın
Hislerine tercüman bulmak için çırpınıp
Akrebin kıskacına takılırda susarsın
Uzattığın ellerin sahipsiz kaldığında
Yıllarca bekledim geri dönmeni
Baharlar kış oldu yazlar tükendi
Her mevsim ayrı bir vuslat türküsü
Besteler silindi sazlar tükendi
Mektubun gelirdi leylak kokulu
-Ülkü’m- izlerini taşır yüreğim
Çırpınarak atışında sen varsın
Son nefeste sensin haktan dileğim
Kanat çırpıp uçuşunda sen varsın
Töreme ses oldun aştı dağları
Uykusuzca geçen onca gecenin
Vebalisin günahın çok unutma
Heba olan gençliğim ömrümün
Vebalisin günahın çok unutma
Pulmuşsun verdiğim değere yazık
Unutsun demişsin geldi haberin
Mektubunu ağlayarak okudum
Postacıya acele et demişsin
Mektubunu ağlayarak okudum
Alalade bir kaç kelam etmişsin
Uyan anne uyan bak sana geldim
Uyanda bir lahza sarıl boynuma
Bak seni görmeye kapına geldim
Senden ala tabip yoktur bilirim
Anne beni sol yanımdan vurdular
Yarabbi göğsümdeki bu amansız yarayı
Sarmaya tâkâtim yok sana sığınıyorum
Kuluna minnet etmem, geri kaldım menzilde
Koşmaya tâkâtim yok sana sığınıyorum
Yeter be ezdiğin yeter be hayat
Dayanacak gücüm kalmadı artık
Yeter be sınırı çok oldu aştın
Dayanacak gücüm kalmadı artık
Çaresizim başa çıkamıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!