Bu kentin en ücra köşelerinde
Bakışlarım kaldı senin teninde
Aklında bulunsun günün birinde
Pişman olur döner diye beklerim
Ağlarım maziyi hatırladıkça
Kaderimin oynadığı oyunu
Tükendi Dermanım çözemedim ben
Kalemi kağıdı aldım elime
Uğraştım uğraştım yazamadım ben
Sabır demek kolay kemiksiz dile
Ahuzar edipte ağlama gönül
Unutma gecenin bir sahibi var
Çektiğin musibet yaradır amma
Unutma yaranın bir sahibi var
Efkarlanıp har ateşte yanarsın
Ey saçları rüzgar rüzgar savrulan
Bilmiyorum kaç bahardır yorgunum
Gençliğimdi düşlerinde kavrulan
Sensiz yaşadığım güne dargınım
Geceleri hicran döker gözlerim
Gidişin belimi büktü sevdiğim
Hasretin zor geldi farkındamısın
Ne varsa unuttum ezber bildiğim
Aklım firar etti farkındamısın
Deli diye alay eder bilmeyen
Pişman olmak için geç kalmadınmı
Sen benim bahtımın kâri değilsin
Sen bana çoktandır el olmadınmı
Sen benim gönlümün harcı değilsin
Dinle figanımı ey gül-i ruhsar
Gönlümden süzülüp geldim kapına
Fütühat niyetim beldeni ey yar
Öykümden süzülüp geldim kapına
Asırlardır yandım aşkın narına
Çok yoruldum gönül senin elinden
Feleğin çarkında pul ettin beni
Sürükleyip senelerce peşinden
Kervanın önünde yol ettin beni
Nazın ile diyar diyar gezdirip
Işığını unutmadım unutmam
Yoluma kılavuz nurdu gözlerin
Unutmak mümkünmü böyle sevince
Aklımda durdukça durdu gözlerin
Gül yüzünü aynalara dökerken
Bana dostmu düşmanmıdır bilinmez
Renkten renge girer durur gözlerin
İşvesine akıl ermez sır ermez
Benim ile alay eder gözlerin
Nicedir dilimde beni oyalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!