Pişman olmak için geç kalmadınmı
Sen benim bahtımın kâri değilsin
Sen bana çoktandır el olmadınmı
Sen benim gönlümün harcı değilsin
Dinle figanımı ey gül-i ruhsar
Gönlümden süzülüp geldim kapına
Fütühat niyetim beldeni ey yar
Öykümden süzülüp geldim kapına
Asırlardır yandım aşkın narına
Hüzünlü şarkılar söyleyip durma
Gelme bayram gelme kırık hevesim
Yorgun yüreğime bir de sen vurma
Gelme bayram gelme kırık hevesim
Kader avcı oldu ördü ağını
Gitme
Yüreğimi koydum avuçlarına
Sıkarsan ölürüm, bırakıp gitme
Gelme ben razıyım yol gözlemeye
Gidersen ölürüm bırakıp gitme
Helal et hakkını kahrı güzelim
Elinden bir tas su içmedi gönlüm
Hilale vuruldum yıldıza doydum
Bir Gökçe sevdaya kanmadı gönlüm
Al’dan başka renge yanmadı gönlüm
Gönül yaram yine bensiz
Sana sevdam sığmaz kalem kâğıda
Gökçe’ye bin selam yel olsun aksın
Mahirim ben seni döksem ağıda
Çok yoruldum gönül senin elinden
Feleğin çarkında pul ettin beni
Sürükleyip senelerce peşinden
Kervanın önünde yol ettin beni
Nazın ile diyar diyar gezdirip
Yalanmış dünyanın zevk-i sefası
Hiçbirşey saadet vermiyor gönül
Yıllarca bekledim gelmez sırası
Bu işe bir akıl ermiyor gönül
Kuru bir nefese aldandı canım
Yıllarca yolunu bekledi durdu
Hasretten deliye döndü gözlerim
Ne bir gün usandı nede pes etti
İnatla izini sürdü gözlerim
Sana vurulduğu günden beridir
Işığını unutmadım unutmam
Yoluma kılavuz nurdu gözlerin
Unutmak mümkünmü böyle sevince
Aklımda durdukça durdu gözlerin
Gül yüzünü aynalara dökerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!