Niye uçarken yalpa yapıyor kuşlar
Niye bu kadar karadan koyu geceler
Niye içimi yakıyor suya düşen kıvılcımlar
Niye parlamıyor, benim olan ulaşılmaz yıldızlar
Niye böyle puslu umuda açılan pencereler...
Nerede benim yarınlara umudum,
Dört duvar arası, bitmek bilmez yol,
Dertler omuzumda, büküldü bu kol.
Sabır çiçeğine, her gün suyu bol,
Veririz dökülen, gözyaşı ile.
Kilitli kapılar, açılmaz geri,
Belirsiz derdim, biçare zorluktayım
Deprem de sallanan bir dağ gibi
Parçalanır ufak ufak yıkılır durur
Tutunamayan yuvarlanır, ben yine doruktayım...
Zirvesi kar olan, kimsesiz bir dağdayım
Dost bildiğim hançerini saklamış,
Sırtımdaki yara derin, kan ağlar.
Vuran elin izi ruhu dağlamış,
Tanıdık bir koku yüreği bağlar.
Q
Arkamı dönseydim eceli bendim,
Dost bildiğim canlar, sırtını döndü,
Gönlümün ateşi, üşüdü söndü.
"Canım" dediğin, baldan tatlı sözler,
Zehirli bir oka, dile büründü.
Tek bir kelimeyle, yıkıldı köprü,
Dost diye bağrına bastığın o el,
Günü gelir sırtında bir iz bırakır.
"Yapmaz" dediğin o en ince gönül,
Giderken ardında bir köz bırakır.
Gülüşler sahteymiş, sözler ise cam,
Dost görünen yüzün arkası kuyu,
Belli ki bulanık ruhunun suyu.
Hasedin içinde bitmeyen huyu,
Gizlese de ele veriyor gözler.
Gülerken çehresi, içi kan ağlar,
Abinizden bir nasihat, dúnya ya kulluk etmeyin
Ahde vefa gósterin, verdigimiz sözü geri yutmayín
Allah'ín ipine sarılın başka hiç bir ipten tutmayın
Dost candan olmalı, riyakar dostlar sizi çok yorar...
Öyle güzel şeyler yapın ki, gitseniz de iziniz kalsın sizin
Abinizden bir nasihat, dúnya ya kulluk etmeyin
Ahde vefa gósterin, verdigimiz sözü geri yutmayín
Allah'ín ipine sarılın başka hiç bir ipten tutmayın
Dost candan olmalı, riyakar dostlarla kendinizi yormayın...
Öyle güzel şeyler yapın ki, gitseniz de iziniz kalsın sizin
İhanetinin kokusu siniyor üstüme,
Hainlik, kalleşlik, kahpelik.
Dostluk maskeni yırtınca suratından,
Göründü o iğrenç, pis suratın.
Şimdi mi geldi aklın başına?
"Dost kılığındaki kahpeler"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!