Gelip konacaksa yüreğe bir kuş misali,
kendiliğinden bulacaksa yurdunu,
bir avuç sevgi için zorlama teni;
ruhların kucaklaşması değilse derdi...
Sevgi dediğin, din gibi, inanış gibi,
Ey karanlık gece,
Ve kara taşın üstünde yürüyen kara karınca,
Yüreğimde bir fırtına, içimde bir acı yama.
Yılılmaz devrilmez gibi göründüğüme aldanma,
Bir çocuk gibi ağlıyorum her gece,
Hep böyle, dağ gibi duruyor sanma,
Ne yapıp ne edip seni unutacağım
Daha, selam dahi verme istemem
Tuz basıp yarama, yakıp kavuracağım
Tükürüğün merhem olsa sürme istemem...
Gel gelmez git gitmez, nedir senden çektiğim
Bir tebessüm edip selam vermezsen,
Bir tek sana açık olan gönle girmezsen,
Baktığım her yerde seni görmezsem,
Ben giderim sessizce, eğer sen gelmezsen...
Özlem ateşiyle yürek yanarken,
Yokluğuna hece hece şiir banarken,
Gülüşünle vurduğun sevdam kanarken,
Ben ısrarla arayım da, sen açmazsan açma...
Akıl fikre dolaşıyor , seni anarken,
Seni okyanus gibi içimde taşıyorum,
Hasretin kıyılarında geziniyorum.
Ufukta bir gemi belirse,
Sen geliyorsun sanıyorum.
Oysa sadece bir martının çığlığı yankılanıyor gökyüzünde,
Ve delice bir fırtına kopuyor içimde.
Bekliyorum, gel diyorum gelmiyorsun?
Gelip de napıyorum, nasılım sormuyorsun.
Zordamısın dardamısın be adam demiyorsun?
Çoktan gece yarısını aştı, tadım kaçtı gelsene...
Batıyor yatak, uyku bile firar ediyor sensiz?
Defalarca davet yolladım size
Gelseniz de farketmez gelmeseniz de
Vefasızlık yapmayın bakacağınız yüze
Gelseniz de canınız sağolsun gelmeseniz de...
Siz çağırdınız ben koştum, siz kendinizi çektiniz naza
Gelseydin,
Benim için sen bayram olurdun
Ben sana adanmış kurban olurdum
Seni tarifi imkansız sevdiğimi
Ve yalnız sana şiirler yazdığımı görürdün.
Gelseydin.....
Gel yalanlar söyle, sen bana gel
Yalansız geçen her an, bir yudum zehir
Ellerim ellerine değse de, bir yabancı gibi
İnanayım, bu kalp senin yurdundur, bu şehir...
Gel yalanlar söyle, seni sevdim de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!