Yaktılar kınanızı yolcu ettiler
Saz ile davul ile halay çektiler
Öpmeye kıyamazken kurban ettiler
Hakkını helal et bana ŞEHİDİM...
Bir karış toprak için ölürüm derdin
Yine mi aynı his, bu tanıdık sızı,
Kalbime karalanan o kara yazı,
Bir boşlukki ne yara, ne de var izi,
İçimdeki sadece sessizliğin ıssızlığı...
Üzülsem, içimde fırtınalar kopar da,
Şehit düşürdüler pusu ile yiğit Engin’i
Engine kıyanın yoktur imanı dini
Hainler Türk düşmanlarından aldı silah’ı
Hayatının baharında şehit etti Engin'i,
Görmezler duymazlar bedelli beyler
Zaman akar, çağlar geçer, bilmezdi kimse
Bu öyle derin bir sızı ki, işlerdi içe sessizce.
Güneş doğar, batar her gün, hep aynı telaş,
Unutulur bir bir, dün gözden dökülen kanlı yaş...
Evvelden, bir Mehmetçik düşse toprağa,
Sen demini almış, sevilmeye hazır aşksın
Yudum yudum sevdikce , yürekte hissedilir tadın
Sen penceremden karanlık geceme sızan bir aysın
Sadece gözümün önünü değil gönlümü aydınlatansın
Vurmaya hazır gerilmiş yay gibi hilal kaşların
Uzaktan dokunmadan ruhumu sıkıca sarar kolların
Sen..!
Öyle güzel öptün ki,
Ben..!
Tüm ölenleri unutturdun...!
Ne işin var benim burada,
Sen, bana her hecede aşkı kandıran kadın,
İçten sözlerinle ruhumu usandıran kadın.
O duygu dolu gözlerinle şiiri boyatan kadın,
Manalı bakışınla her gece beni oyatan kadın.
O çocuksu gülüşlerinle ömrüme dolan kadın,
Uzaktan yakına düşen, uzaktan sevdiğim yalan kadın.
Aklım gidiyor , sen benden gidince,
Delice özlüyorum, durma gel artık!
Tatlı dilin yüreğin gibi naif ve ince,
Güzel gülüşünü özledim, durma gel artık...
Ezberledim her şeyini her yerini bir bir,
Beni de yakıp kül etti o son bakışın,
Sonra bir fırtına koptu içimde, kara kış.
Avucumda solgun bir çiçek,
Adı 'kokun'.
Yüzümde ellerin, gözümde yaşın.
Sen benim iyi olma ihtimalimsin
Sen benim yaşama tutunma sebebimsin
Sen benim ömrümün kalan yanısın
Sen benim tek derdim derdimsin
Sen benim derdimin tek dermanısın
Sen benim günahlarımın tövbesisin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!