Yokluğunda ben, bir yokluk oldum,
Gönül bahçemde bir kuraklık,
Her adımımda bir hüzün birikintisi,
Sana adanmış her şiir, bir mezar taşı.
Ne kadar sevdiğimi bilseydin
Kimi aldımsa omzuma, sırtımdan vurdu
Bu bana yapılırmı dedim, bahâne buldu
Kalkınca ayağa, yalvarmalar yakarmalar unutuldu
Yoksa ben, saflığın salaklığın en son zirvesimiyim?
Bana yapan kendine yapar dedim dinletemedim
Eyvallahsız yaşarız bu topraklar da,
Ne ağabeyimiz var ne dayımız, ne de beyimiz.
Başkanımız yok, patronumuz yok bizim,
Yoksul çocuklarıyız biz bu toprakların...
Yunuslarız biz,
Akıl başa gelene dek gitti gençlik yaşlandık
Değersizmiş anlık heves kadar aşkta öğrendik
Her derdin ilacı değilmiş zaman onu anladık
Şimdi sen çal kapıları, ben o evde yokum artık...
Çel dedim çocuk dedim bekledim durdum
Yolcu düşer sonsuz bilinmezliğe,
Toprak zindan, gökyüzü buzdan ırak.
Yüreğin ta dibinde o ince sıla sesi,
Her an, kahrolası bir çağrı yaparak.
Kanar ruh o gözü bağlı bildik yere,
İnsan yoldaşı ile itibar kazanır..
Yoldaşı ile değerlenir..
Yoldaşı ile sonsuzluğa yürür..
Yoldaş yüreğin gülüdür,
Sevgiyle ilgi ve alakayla,
Emekle, tatlı güzel sözle açar..
Yol kısaldı,
yolcu yoruldu ,
Her adım bir umuttu
Kimi yollar çıkmaz sokakla bitti
Kimi yollar o gün bu gün bitmedi
" İyiye güzele dair yollar hiç bitmesin ,
Yollar mühürlü sanki, ne sana gelebildim,
Ne sen bir adım attın, eşiğimden içeri.
Uykuları gözümden, seninle uğurladım,
Gidişinle başladı, ömrümün kış seferi.
Q
Bedenim isyanlarda, ruhum ise çok yorgun,
Mazlumun derdiyle yanıyor özüm
Sevgidir sevdadır saygıdır sözüm
Benim olmayan da hiç olmadı gözüm
Mevlananın yunusun yoludur yolum...
Aşılmaz denen engelleri yıkıpta geldim
Yolun diken olsa, ayağın kanasa,
Sırtını dönecek bir yerin vardır.
Cihan bir olsa da sana kapansa,
Dostun yüreğinde yerin kadardır.
Gölgeye çekilmez güneş sönünce,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!