Yolun sonu değilmiş, sayende şimdi anladım,
Ben seni hep varılacak bir liman sandım.
İleri her adımda biraz daha geride kaldım,
Oysa tek başına yürürken değil senle kanadım...
Gittiğin o yoldan geri dönme sakın,
Sabahın köründe düşen mesajına,
Gecenin bir yarısı çalıyorsa telefon?
Ağlama değmez gözyaşına açma sakın...
Herkesin mesajına anında cevap veriyor,
Seninki mi bekliyor, hala askıda mı kalıyor,
Sanmayın ki kocadım da hiç bir şey de gözüm yok
Yaşayamadıklarım yordu beni, beklemeye gücüm yok
Nefes alabildikçe devam hayata, yazılan gelir başa
Yaşayamadıklarım yordu beni, tam bitti derken sürer yokuşa...
Tükenmedi arzularım, tükendim azar azar
Yorgun bir akşamın gölgesi düştü,
Hüzün kuşları kalbine üşüştü,
Bırak bu kederi, vakit dönüştü;
N'olur gözyaşını sil de gidelim.
Yollar bizi bekler, ufuklar açık,
Yorgun bir yolcuyum, menzilim sensin
Aşkın dergahına serersen beni.
İster bin dert gelsin, ister gam insin
Sabrın imbiğinden gerersen beni.
Gözlerinden okudum sızlayan dünü
Gümüş akmış tele, ömür serilir,
Alnımda harita, yıllar çizilir.
Kanayan bir sızı, içten belirir,
Boşa geçen günlerle yandı gençliğim...
Yorgun bakışlarım, uzaklara dalar,
Yormak istemiyorum artık kimseyi, zira yorgunum,
Sussun içimde fısıltıyla o eski iz.
Aynada soluk bir çehre, bir de dipsiz
Bir sessizlik ki, tarifi yok, sırdaşım.
Kelimeler yan yana gelesim yok, anlatmak için.
Ne varsa döktüm içimde yakın dostuma,
Bilemedim bürünmüş insan postuna.
Adam sanıp, düşmüşüm riya çarkına
Özü başka sözü başka yalanlardan yoruldum...
Ben benim aklım yettiğinden beri,
Erkek doğdum, adam olmak uğruna,
“Can” sırrına ermek için yoruldum
Dostluğu kardesliği nişan ettim göğsüme;
Herkese güvenmekten, sırtımdan vurulmaktan yoruldum...
Ne isem o oldum, saçımla sakalımla bu salındım,
Ben seni çok sevmiştim,
En derinden
En içten
Öyle ki,
Sırf sen varsın diye,
Ben bu yalan dünyayı bile sevmiştim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!