Mâlumdur, hayat telaş,
Herkesin aşkı başından aşkın.
Fakat gönlümde bir kapı var,
Zamanın yok, bilirim,
Ne zaman elin boş kalırsa,
Uğrayıver yüreğime.
Mamak'ta demir kapı, kara zifir kara,
Aralandığında düşer, bir hançer, mazgaldan uzanan ele,
Zulmün adı sayım olur, her bir cana,
Bir kıyamet ki, sessiz, çığlıklar boğulur içinde.
Gergef işleyen el, nasırlı ve yaralı,
Sakladım.bir kenara karanlıkta tuttum kendimi
Unutuldum, sanki dünyaya gelmemiş oldum
Dün çok sevenleri, hor görürken buldum kendimi
Dün küfür edip yerdiklerini bugün överken güldüm...
Lazım değil, kalemim yeter ki gelmesin göze
Maskeler düşer elbet bir gün yüzlerden,
Gerçek sızar, sessiz gelen özlerden.
Sözle değil, zamanla tanınır can,
Hüküm verilir, geçilen izlerden.
Akıllı yürek sabırla izler, bilir,
Maskeler düşerken yerlere bir gün,
Pazar tezgahıdır dostluğun her gün.
İyilik öndedir çürükler sürgün,
Aldatır sanır o zavallı hali.
Doğruluk insanın özünde ayna,
Maskeler takılır, dillerse düğün.
Dışarı saçılan o yalan öğün,
Görünen gölgedir, mutlak iz arar.
Dostuna açarsın kalbin kapısın,
Ailene sundun ruhun yapısın.
Sevgi adına yapılan,
Nefsin hevesin karanlık mücadelesinde,
Aşk pusuya düştü,
Lakin en acısı aşk tan önce
masumiyet kaybetti...
Ve artık hiç bir sevda masum değil....
Hak terazisiyle kuruldu dünya,
Hükme hile girse, tadı bozulur.
Gerçekler ölür de kalır bir rüya,
Mülke nifak girse, adı bozulur.
Cami bir eşiktir, Hakk’a varılan,
Mazlumun feryadı arşa çıkarken
Gönlümde dinmeyen yâredir bu dert
Zalimler masumun kanın dökerken
Bitmek bilmeyen bir sızıdır bu dert
Duygular şahlanır sevmez katili
Gözünü aç hele dünyaya bir bak,
Gönül kandilini sevgiyle yak,
İster bir sultan ol ister bir uşak,
İnsanlık dediğin özdeymiş meğer.
Zalimin zulmüyle bina kurulmaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!