suskun,kendine yaşardı.
dillerine düştü yüreğim.
bir kuş kalbi kadardı.
ellerine düştü yüreğim.
aşkın sır deryasına dalıp.
Günlerce ağladım sen yokken.
Güneşle vedalaştım her sabah.
Gülümseyen yüzlere bile
Gülemedim isteyerek.
Sen yokken ben,
Ben değildim.
içimdeki durgun nehir
konuşmayan suskun şehir
akşam dediğin artık benim için
sahilime demir atmış gözlerin
uykumu bölen en keskin zehir
hiç unutmamak adına verilmiş sözleri hatırlıyorum.
ve göz açıp kapayıncaya kadar unutulmuşluğumu.
söylesene, böylesine umursamaz tavırları ne zaman benimsedin.
yokluğunda ölürüm deyişlerin yalan mıydı.
yarım bırakılmaktan korkan sen!
Sessiz bir bahar akşamıydı.
Gündüzden geceye kaçıyordu saatler.
Karanlık gözlerle bakıyordu şehre gökyüzü.
Korkuyordum karanlıktan.
Daha çocuktum,
Haberim yoktu yağmurdan.
Bir ben vardı içimde bir de sen.
Saçlarını hayallerime dolar,
Kadife çiçekler giyindirirdim tenine.
Her gün doğuşunda her gün batımında,
Gökyüzüme iliştirirdim seni.
…………………………………….
Kanatlarında mutluluk taşıyor kelimeler.
Denizler mutluluk yüklü, sahile yanaşıyor.
Tüm renkleri kucaklamış hayat,
Yeniden,
Yenilenerek doğuyor.
' tüm gönül pencerelerine...'
pencerende güneş besle, perdelerini aç.
yepyeni bir heyecana uyandırsın seni.
yeni yüzler tanı, sebepsiz gülücükler saç.
sevinçlerle süsle, bezet gönül ülkeni.
öyle uzaksın ki şehirler, memleketler kadar.
düşülerimde sana dair yakınlık bulamıyorum.
nice denizler geçilse,aşılsa nice yollar.
saçının bir teline dahi dokunamıyorum.
oysa sevmek vardı, hem de delicesine seni.
Daha başlayalı ne olmuştu ki bu rüyanın,
En güzel yerinde bıraktın beni ey ela.
Kendi dünyana dönüverdin, mutlu musun?
Şimdi hangi rüyadasın söyle ey ela?
Senin için yangınları bağrıma basmıştım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!