Hani,olacaktın elim ayağım
Soframda ekmeğim,balım kaymağım
Canımın yarısı,gözüm gözağrım
Yüreğim yanıyor neredesin sen
Hayatım her şeyim,varım varlığım
Hiç ağlama, can ciğerim boşuna
Zaman bitti, artık bizden iş geçti
Bu bir gerçek, gitmesede hoşuna
Ölümüne sevmek için, yaş geçti
Sen nazlıydın, ben havalı bir zaman
Sevdalı gönlümün, dermanı sendin
Terk edince sanki, murada erdin
Nerde kaldı sözün, nerde inancın
Seninle ölüme, giderim derdin
Beni bir tebessüm, bir merhabaya
Güneş kadar sıcağım
Ay kadar güzelim ol
Dalından ayrılıpta
Düşmeyen gazelim ol
Sar bünyemi bırakma
Ey sevgili bundan böyle sağ değil
Yücesine erişilmez dağ değil
Gün aşırı bülbül öten bağ değil
Gül görmemiş köy merası say beni
Dışlanınca çok saydığım ahiden
Komşunun çayırlarına
Girmiş elin inekleri
Taze taze kan emiyor
Yeni dünya sinekleri
Ortadoğu elden gitti
Öğle bir kale’ki, girmek imkansız
Gönül kapısında, kaldım amansız
Sazım feryad eder, duyup insafsız
Sur dışından, sur içine almıyor
Gök kubbe titriyor, intizarımdan
Ömrümde bir mevsim var o’da bitmeyen bir kış
Buzul olmuş kalbimde aşktan titreyen yakış
Döktüğüm yaşlardandır sana attığım bakış
Sanma ki seni öyle boşuna kınıyorum
Dağlara, bozkırlara, laleyi, gülü çimi
Unut gisin o’nu unutta anma
Divaneler gibi her şeye kanma
Aklını başına topla da yanma
Olmuyor o’nunla olmuyor işte
Budur deseler de sevmenin çağı
Vefasızın otağına
Giremedim yatağına
Bir insanın alçağına
Düşmek ne zormuş ne zormuş
Gününe gün uymayanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!