Efsunlu gözlerin deryaya dönmüş
Neyin var de hele neyin var gülüm
Kaşların asılmış ışığın sönmüş
Neyin var de hele neyin var gülüm
Yazısı turası bitip naktinin
Yokluğun ölümden daha beterdi
Sanma ki sadece yerlere serdi
Halbuki sen bana her zaman değil
Bir defa gelseydin o da yeterdi
Hizaya sokmadan hasret talimi
Seninle kaldığım ne geçmiş düne
Perişan olduğum ne de bu güne
Bir değil bin lanet olsun tümüne
Bunun bedelini ödeyeceksin
Sanma ki bu hesap mahşere kalır
Ben onu sandıkça yarısı ayın
Meğer o çok kötü hayın mış hayın
Şüpheli birisi varsa yok sayın
Beni per perişan yapan odur o
Yeşilden maviden siyahtan aktan
Öyle bir dert yeşerdi ki içimde
Dağlar taşlar duman olur of çeksem
Tozu bile kalmayacak biçimde
Dağlar taşlar duman olur of çeksem
Makam ne ki mevki ne ki şan ne ki
Ey sevdiğim ben bu aşka
Doyup gidersem n olayım
Seni elde mahsun mağdur
Koyup gidersem n olayım
Gözlerine baka baka
Ne için ne dışından
Yaz mı gördüm kışından
Zaten şüphelenmiştim
Karşıma çıkışından
Madem saldın sen beni
Sen iken gönlümde herkesten üstün
Ne yaptım ki sana aniden sustun
Ben sana can derken şimdi sen benim
Neyime darıldın neyime küstün
İkramı şükrana salarak semde
İçindeki çile keder solsa da
Çevresine dost akraba dolsa da
Bir yerine bin bir tane olsa da
Can bedensiz neye yarar sevdiğim
Yüreğine türkü oldum neşeyle
Gecenin bir vaktinde aklıma düştüğünde
Ne rüyalar görürüm ne rüyalar bir bilsen
Taş olsa da döşeğim, var sayıp, kuş tüyünde
Ne rüyalar görürüm ne rüyalar bir bilsen
Neyleyim ki sabahı, değildir umurumda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!