Döküldü yüzümün alı
Kırıldı gönlümün dalı
Peki şimdi rahat mısın
Beni yolda bırakalı
Hedefim dönülmez yöndü
Hasretinin dramıyla şaşkınsam
Ovalarda sular gibi taşkınsam
Hala senin değişmeyen aşkınsam
Damla damla durult beni süz beni
Alevinde mum olayım canımla
Sanma ki hep aynı geçer zamanın
Gün gelir seni de yıkanlar çıkar
Hele o başına çöksün dumanın
Ağzına lafını tıkanlar çıkar
Az demedim sana olmaz bu böyle
Sen çiçekli bahar bense karlı dağ
Olsan da fark etmez gül dolu bir bağ
Ne şimdi ne sonra ne ölü ne sağ
Sen benim yükümü taşıyamazsın
Benim işim olmaz hiç mi hiç, nazla
Karataş dibinde yolun yanında
Yılların geçse de günün tanında
Ufak bir insanlık yoksa kanında
Seni mi düşünür sanıyorsun sen
Boşuna inletme dağları sazım
Bahar geldi işte vefa
Sürmesen de zevki sefa
Yetsin artık bunca cefa
Çiçek aç gönlüm çiçek aç
Olsa bile kırdan toprak
Bana da biraz bulaştır
Madem varlığın ilaçtır
Ne işin var ırağımda
Gir gönlüme çiçek açtır
Derdin narında pişmeden
Kanlar damlar göllendikçe yaşıma
Döküldükçe hasret tuzu aşıma
Bu kaçıncı vuruşundur başıma
El insaf el ceylan gözlüm el insaf
Bal dudağa dokununca bal olur
Ayak sürtme zemheriyi unutup
Sarp dağlarla ovaları bir tutup
Biliyorsun bir değildir her kutup
Bir an önce gelmelisin çiçeğim
Bu baharda sensiz geçti bu yazda
Senelerdir garipçe, acımadan, zalimce
O çaresiz dertlerden çektiğin nedir senin
Seni o kadar yakan gönlünün tarlasına
Söyle bana ne olur ektiğin nedir senin
Bağrındaki taş bile eriyerek yiterdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!