Mutluluk olgusu göreceli bir kavramdır ve haliyle kişiye göre değişir. İşte bu yüzden birbirinden çok farklı şekillerde cereyan eden hadiseler mutluluk vesilesi olabiliyor. Hatta bazen, aynı hadise birisinin mutluluğunun, diğerinin ise mutsuzluğunun kaynağı olarak telakki edilebiliyor. Çerçeveyi bu şekilde çizdikten sonra demem o ki insanları mutsuz kılan şey, bizatihi kendilerince üretilen mutluluk tanımlarının ta kendisi. Mutluluk sizin için neyse mutsuzluk da onun tam karşıtı. Son tahlilde "mutluluk" tanımımızı gözden geçirip, makul ölçütlerle revize etmemiz durumunda, mutsuzluk illetini yenme adına bir adım atmış olabiliriz kanaatini taşıyorum.
Gecenin bir vaktinden sonra, bacaklar, kalçalar, göğüsler
Şarkılar söyler, masallar anlatırlar…
...ben konuştukça, ısrarla ve gayet sert bir tonlamayla "beni anlamıyorsun! " lakırdısını tekrar edip duruyordu_ çok iyi anladığımı da bilerek üstelik... en nihayet idrak ettim ki, O; "anlaşılmayı değil kandırılmayı istiyordu! " hafif şiddetli bir tereddütten sonra, O'na istediğini vermeye karar verdim...
bırak teni, ruhumu sar üşümem ondan
gör diyorum bakıyorsun düşünmem ondan
kulağıma fısıldama dilim dururken
cismim bırak kalbime bak aşınmam ondan
sen sen diye ilden ile taşınmam ondan
bugün dünün çocuğuysa
hiç çekmemiş anasına...
anası öyle miydi rahmetli!
hürmet, izzet, saygı
hep onu bilir onu söylerim
farklılık uzaktır mutluluğa
özgünsen
üzgünsündür..!
"ben öpeyim kalsın...!" cevabını duyunca geri çekti, "öpeyim de geçsin..." diye uzattığı dudağını...
ben içimi kırıp dökmüşüm
sen çizilmiş parmak ucunu gösteriyorsun
öpmeyeceğim!
kahretsin! ufukta bile görünmüyor teselli.
yorgunum, takatsizim, üstüne üstlük kimsesizim.
bahtımın zalim kollarında unutmuşum kendimi.
...ve eski bir resimde yitirmişim sevgimi.
yeni acıları beklemekteyim savunmasız.
kararsız bakışlarla duvarlarla konuşmaktayım.,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!