Bugün bir türkü olmak istiyorum.
Hani ta şuramda bir tiz neva olma kaygısı yaşamayan.
Meyanına bir saba geçki konsun diye beklemeyen.
Oynanmayan, uğraşılmayan...
İçten geldiği gibi söylenen.
Bu gün bir türkü olmak istiyorum yarin dudağından getirilmiş....
sanırım iyi bir şey değil
bugünlerde düşünmek
konuşmak
kısaca yaşamak
burnumu sızlatan kokusundan bildim...
gözlerimden doğan anaç bulutundan,
yanaklarımın aşina güzergahından
apansız bastıran yağmurundan tanıdım...
evet, evet! bu hava, o hava.
ekseriyetle fırlatana geri döner
bazı çeşitleri geri dönmeyecek şekilde tasarlanmışsa da
bumeranga güvenmemek lazım!
Ömrümce görmediğim ve muhtemelen de göremeyeceğim sayıda envai tür şerefsizin, yaşantımın son döneminin konuk olduğu bu şehre tekabül etmesi enteresan! Şehre suç atfetme hususunun mantıksızlığı da aşikar iken “yapacak bir şey yok, öyle denk gelmiş” deyip geçiyorum. Umarım şeref ve haysiyet yoksunu insanlarla, ’mecburen de olsa muhatap olma rezervimi’ doldurmuşumdur.
Ne zaman bu şehre gelsem, cılız bir sokak lambasından görünür yüzüm
Belli belirsiz bir heyula gibi gelir üstüme sokaklar
Alıcı kuşlar belirir tepemde… ve düşmemi bekleyen puştlar edinirim…
Ne zaman bu şehre gelsem, gri bir toz bulutu yakar genzimi
Aslı zulalarda gizli, suret bakışlardan tedirgin olurum
Bütün kötü alışkanlıklarımı bıraktım.
İnanmayacaksın ama
şarkı söylemiyor şiir yazmıyorum.
Söylememek ne?
Yazmamak ne?
Nefret ediyorum nefret!
Ağzına geleni söyleyip,
aklına geleni duymayı ummak.
Ah ne büyük yanılgı...!
jurnal pusulasını donunda saklayarak efendisine ulaştırmaya çalışan dangalak, kıçı terleyince kurgu ispiyon satırlarının mürekkebinden tenine sirayet eden leke nedeniyle ömür boyu damgalı yaşayacak. çakma istibdatçı seni! :




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!