Gitmemek için az mı direndim, kalmaya müsait şehirlerin kapısında...!
işler kesat olunca, hasılat arar ya tacir; işte öyle bir şey...!
iyi bir konuşmacı, muhataplarının inleyici mi yoksa dinleyici mi olduklarını bilen kişidir. çünkü dinleyici, konuşanını objektif kıstaslarla analiz eder. eksiklerinin ve acziyetinin bilincine varmasını sağlar. haliyle gelişimine katkı sunar... buna mukabil inleyici ise, kendisini fikri bağlamdaki bir sevişme nihayetinde, daha evvel emsaline rastlanmayan yoğunluktaki bir orgazmla neticelenen zevkin doruklarında gösterir ve güya dinlediğine, eşsiz bir partner olduğu hissini verir. bu hissi bir kez tadanların, konuşmalarının muhatabı olarak dinleyicileri tercih etmesi neredeyse imkansız hale dönüşür..... işte bu yüzdendir salonlar dolusu inleyicilerin, dinleyicilere tercih edilmesinin sebebi! işte bu yüzdendir aslında konuşmayıp, aynı kısır döngüde yıllar yılı hapsolmalarına karşın "hatip" ünvanı alan konuşmacıların varlığının hükümranlığı
yanlış bilgiler veriyor
bazı şehirler için
hava bültenleri
ne o
güneş, bulut
mesele memleket olunca
davası bize
havası başkalarına düşüyor
Cesaret isterdi dalmak içime
Ve sen ayaklarını yerde isteyecek kadar korkaktın
Şimdi daracık dinginliğinden
Sonsuz enginliğimi seyret bakalım
Seyret de hayallerinin suyu aksın
Oysa ne kadar da güvenirdim sözcüklerime! Olmaz ya_hadi yetmedi diyelim_notalarım hazır kıta beklerdi orada bir yerlerde. Herkesi, her şeyi tarif edebilme şımarıklığıyla yürüyüp duruyordum işte. Dudak büküşlerimin muhatabı kimler, neler olmadı ki! “Şiiri yazılamayacak, şarkısı yapılamayacak ve hatta bazen iki lafın belini kırarak anlatılamayacak ne olabilirdi ki hayatta” diyordum!
Ta ki sana varana dek. Hatırlıyorum da, en başında, yani, “bu kez zorlanacaksın” diye yüzüme hafif hafif fısıldayan rüzgarını hissetmeye başladığım günlerde bile, imkansızlığı an dahi aklıma getirmemiş, dudaklarımda müstehzi bir tebessümle “sen öyle zannet! ” deyivermiştim.
Yanılmışım iki gözüm yanılmışım. Yanılmışım sevgilim. Şiirine yetmiyormuş heybemdeki binlerce sözcük. Notalar çaresiz kalıyormuş şarkın söz konusuysa.
Seni anlatamıyorum işte. Seni yazamıyorum, seni mırıldanamıyorum bir tanem. Hiçbir yere koyamıyorum seni, hiçbir şeye benzetemiyorum. Hep eksik kalıyor, hep yarım.
iç selimin gözümden ineni ile
burnumdan geleni karışmasa
aslında iyi bir şairim ben!
kalp acıtan cümle tını
armonidir hicranından
"bir ince dert" denen tanı
batınidir buhranından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!