Sonbahar gelince...
Yapraklar dökülür...
Ağaçlarda bir hüzün...
Gönlüm, ayrılık mevsimi...
Herkes siner...
Çekilir en güvenli mekanlara...
Yalan dört nala koşsada,
Doğru emin adımlarla gelip geçer...
Telaş etme...
Acele işe şeytan karışır...
Gelde yakma...
Deniz gözlüm..
Deniz gözlerinde..
Mavi sularında...
Kayboluyorum...
Pınar arar gibi...
Mazlumdur yurdum insanı...
Mahcuptur, yanlış yapmaktan çekinir...
Misafire en güzel eşyalarını sunar...
En güzel yerlerde yatırır...
En güzel yemekleri yedirir...
Misafir ise yurdum insanımı;
Tarih kokan...
Yerlere hiç gittin mi?
Ya da...
Hergün önünden geçtiğin...
O tarihi mekanları...
O işlemeleri...
İnsana robot gözüyle bakma!
İnsan öz ve sözden ibarettir...
İnsanın ruhu var...
Sen onu makine yapamazsın...
Ruhu portmantoya asarsan...
Tarihte seni asar...
Sevgi herşeyin anahtariydı...
Sabır ise kapı...
Ne anahtarı kullanmayı bildik...
Ne de kapıyı bulmayı bildik....
Gerçekleri görmek, yalana inananlara çok zor gelir.
Gönül göz arar...
Gören gönüllerde...
Kaçar günlük gözlerden...
Aşkı teslim eder...
Sevgisi mert olana...
Sevgi mert olsun...
Ama mert sevgi...
Ama mertçe olsun...
Sevgiyi yaşamak için...
Paranın "P"si olmasın...
En lüks yerde...
Ben senle geleceği yaşamak...
Mesela sabah kahvaltısına davet etmek...
Hiç birbirimize dokunmadan gözlerimizle konuşmak...
Ben sana ellerimle melemen yapmak istiyorum....
Sen bana yardımcı...
Melemen üstüne kaşar rendeleyip onun erimesini izlerken;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!