Dünya malına meyletme;
Kalbini cam eyleme…
Bir titreşim;
Tuz buz eder gönül bağını…
Gönül dünya işi değildir.
Bir varmış...
Bir yokmuş...
Sanal odalarda...
Gerçeklerden kaçmakta...
Hayallerde yüzüyorlar...
Bilinmezliğin içinde...
Şimdiki gençlik...
Adını koyamadıkları...
Birşeyler yaşıyorlar...
Bütün masumiyetleri yitik...
Güzellikleri seviyorlar...
İnsanımız ne yazık ki okumayı sevmez...
Görselliği ve günü yaşarlar...
Zamanla yaşananlar unutulur...
Bu unutkanlık hatalarla perçinleşir...
Zamanın girdabında;
Pandoranın kutusu açılır...
Herkes oturmuş...
Yalmızlığına...
Dünyayı seyrederken;
Yalnızlığını resmetmekte...
Akıp giden zaman...
Sanki bir kalem gibi...
Usta seslenir durur...
Çırak kaytarmak için...
Yol arar durur...
Aşk uğruna yol alanlar...
Çıkmaz sokaklarda...
Sana elveda diyemiyorum.
Mutluluklar diliyorum.
Sensizde olsam...
Dalgaları aşacağım,
Hep ayakta;
Gözlerim ufkun ötesinde,
Varlığın tecellisi..
Ruhunda hissediyor musun?
Her uykuya dalıp da...
Yenilendiğini...
Her sabah uyandığında...
Demir, çelik bulmak zordur.
Sen tabi bilmezsin o zamanları,
Köylüden bulurlardı...
Saban demiri, pulluk bıçağı...
Oluverdi sana süngü, nal, kasatura...
O zaman anlarsın...
Gece karanlık...
Ay parlak...
Aya sordum...
Nereden aldın parlaklığı?
Güneş giderken;
Sıkıştırdı beni köşeye...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!