Koca şehir bana yetmemekte...
Bakışlar kararmakta...
Bir bilinmezlik içinde...
Sürüklenip gitmekte..
Hatıralar...
Bu şehir seni hatırlatır.
Sen hangi demokrasiden bahsediyorsun?
Hikaye, masal olan demokrasiden mi?
Yoksa, zor olan gerçek demokrasiden mi?
Gerçekten hiç sordun mu?
Oyun oynar gibi kolay demokrasi,
Kağıt elinde ve sandık önünde...
Kırma gülüm kırılırsın.
Yollarda ezilirsin.
Yıllar geçer unutulursun.
Ömür biter yaşayamazsın...
Mum siyahsa;
Halk ne yapsın?
Yaktıkça karalar bağlamasın...
Düşünceler konuşsa;
Nifak soksa ne yapsın?
Gözler baksa, görmese;
Her tanıdığım sevgili
Ben de bir iz bıraktı.
Şiir misali...
Mısralara dökülür.
Damarlarımdan akan;
Kan misali...
Şiir tadında;
Kalemin ucunda
Hissiyattan bugüne
Bu günden yarına...
Bütün aşklarımla...
Ben de sevdim,
Sevginin kutsallığına mektuplar yazdım...
Cevap alayım diye...
Aşkıma bakış attım.
Beni anlasın diye...
Aşkıma telefon ettim...
Sesini duyayım diye...
Sevmeden asla...
Kucaklama hiç kimseyi
Bakma ne olursun,
Sahte yüzlerle...
Beni de alıştıracaksın.
Sus ne olursun.
Çılgınca ve delicesine sevdalı
Bir yarim var...
Üzerime üzerime gelsede;
Onda şeytan tüyü var...
Onun ben de gözü var...
Benim onda nazım var...
Sevda çiçekleri
Her yerde bulunmaz...
Onu özünden bulup çıkarmalısın...
Narin, ender yerlerde,
Sevda çiçekleri...
İnciltme, kırma...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!